DUA!
25 Şubat, 2026Fikri Hür, Vicdanı Hür Nesilleri,
Akıl ve Bilimi Rehber Edinen Karakterli ve Erdemli Bireyleri,
Vatansever, Milli Benliğine Sahip, Sorgulayıcı, Yenilikçi, Dürüst ve Cesur İnsanları,
Üreten, Çalışan, Topluma Değer Katan, Adaletli, Laik, Demokratik, Barışçıl Vatanseverleri Ülkemize Nasip Eyle…
AMİN!
Son zamanlarda yaşanan dini baskıların, saldırıların, söylemlerin toplumun refahına, adaletine ve laiklik ilkesine yönelik olduğunu görünce ben de ülkesini seven bir vatandaş olarak böyle bir temenni de bulunma ihtiyacı duydum. İnanıyorum ki sizlerde temennime tüm kalbinizle "Amin" diyorsunuz.
Zikrettiğim bu değerler, bir toplumun sadece bugünü değil, geleceğini de inşa eden en sağlam sütunlardır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller" hedefiyle örtüşen bu vizyon; cehalete karşı bilimi, dogmalara karşı sorgulamayı ve bencilliğe karşı toplumsal faydayı koyan bir pusuladır.
Bizim yolumuz şahısların değil, değerlerin yoludur. Pusulamız, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sarsılmaz ikazıdır: "Adalet mülkün temelidir. Adalet olmayan bir memlekette huzur ve asayiş bulunmaz; hürriyet ise ancak bir hayalden ibaret kalır."
Bu değerlerin ışığında:
Akıl ve Bilim: Yanıltmayan tek rehberdir.
Adalet ve Erdem: Toplumu bir arada tutan manevi tutkaldır.
Üretim ve Çalışkanlık: Tam bağımsızlığın anahtarıdır.
Dile getirdiğim bu ideallerde insan profilinin çoğalması, sadece bir dua değil, aynı zamanda her birimizin üzerine düşen bir sorumluluktur. Özgürlüğün ve medeniyetin sacayağında halk olarak hep birlikte geleceğimizin tasavvurunu yapmalıyız!
Gerçek kalkınma, binalar dikmek veya ekonomi de rakamları büyütmek değildir. Bir insanın zihnini ve ruhunu özgürleştirmektir.
Bu özgürlüğün teminatı İnsan onurunu koruyan, toplumu ayakta tutan üç sarsılmaz sütunumuz var: Laiklik, Demokrasi ve Adalet!
Laiklik: Sadece bir yönetim biçimi değil, aklın özgürlük ilanıdır. İnancın en saf haliyle vicdanlarda yaşamasını sağlayan, bilimi dogmanın zincirlerinden kurtaran en büyük kalemizdir. İnancın ve vicdanın kutsallığını koruyan, aklı naklin önüne koyarak bilimin önünü açan en büyük güvencedir. Toplumun her ferdinin eşit birer vatandaş olarak, hiçbir dini veya ideolojik baskı altında kalmadan nefes almasıdır. Laiklik ne bir kartvizit kariyeri, ne bir rozet göstergesi, ne de bir tabela ismidir!
Atatürk’ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözü, laik bir dünya görüşünün en net özetidir.
Demokrasi: Bizim ortak sesimiz, "ben"den "biz"e giden köprümüzdür. Her bir vatandaşın eşit haklarla, onuruyla var olabildiği o büyük kucaklaşmadır. Sadece bir sandık kültürü değil, ortak aklın ve çoğulculuğun yaşam biçimidir. "Hürriyet"in kolektif bir bilince dönüşmüş halidir.
Adalet: Mülkün temelidir. Adaletin olmadığı yerde ne hürriyet nefes alabilir ne de gelecek yeşerebilir. Bizim sözümüz; güçlünün haklı olduğu değil, haklının her daim güçlü olduğu bir düzen içindir!
Fikri hür, vicdanı hür nesiller; laikliğin sağladığı özgür düşünce ortamında yetişir, demokrasinin sunduğu eşit kürsülerde sesini duyurur ve adaletin tesis ettiği güven ikliminde yarınlarını inşa eder. Hürriyetin ve adaletin sesi, geleceğe hitap edebilmektir.
Değerli Okuyucularım,
Buradan sizlere sadece kelimelerimi paylaşmak için değil; bir vizyonu, bir inancı ve sarsılmaz bir kararlılığı mühürlemek inancıyla sesleniyorum... Bizler, "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir neslin mirasçıları; akıl ve bilimi kendine yegâne rehber edinen bir yürüyüşün neferleriyiz!
Tarihimizin derinliklerinden gelen sesler; Atatürk’ün attığı temellerle yükselmiş olan özgür vatanımızı bizler dürüstlüğümüzle, cesaretimizle ve çalışkanlığımızla taçlandırmaya devam ettirmek zorundayız.
Bizim görevimiz sadece istemek değil, inşa etmektir. Sorgulayan, yenilikçi, milli benliğine sahip ama dünyaya açık bireyler olarak; üreterek ve topluma değer katarak bu ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine her koşulda mücadele ederek taşımaya devam edeceğiz. Yüreği vatan sevgisiyle çarpan her bir ferdi bu onurlu mücadeleye, bu aydınlık geleceğe ortak olmaya davet ediyorum.
İşte bu yüzden; Laiklikten ödün vermeden, Demokrasiyi ve Adaleti her şeyin üzerinde tutarak yürüyeceğiz.
Yolumuz akıl yolu, rehberimiz bilim, sığınağımız adalettir!
"Laiklik, sadece bir yönetim ilkesi değil; cehalete karşı aklın, baskıya karşı vicdanın, eşitsizliğe karşı adaletin kalkanıdır."
Gelecek; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillerin omuzlarında yükselecektir!
Başka TÜRKİYE yok!
Yorum Ekle
Yazarın diğer yazıları
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ardındaki İzler sergisi sanatseverlerle buluştu
Mehmet Ali Erbil ile Gülseren Ceylan’ın 7 aylık evliliği sona erdi. Çiftin, evlilik ve boşanma süreci hakkında konuşmaları halinde karşılıklı olarak ceza davası açılmasını öngören özel bi...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’
Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, “İftar sofrasında mutlaka bol yeşillikli bir salataya yer ayırmak, ana yemeklerde ise haftada en az iki veya üç gün kuru baklagiller veya zeytinyağlı sebze yemeklerini tercih etmek, bağırsak hareketliliğini destekler" dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.