Yukarı
429780

Yorgun, gergin, huzursuz musunuz? Nedeni bu olabilir

07 Temmuz 2025 09:23

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte vücudun su ihtiyacı da yükseliyor. Uzmanlar, yeterli su tüketiminin sadece fiziksel sağlık için değil, ruhsal denge ve stres kontrolü açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Yaz aylarının başlamasıyla birlikte artan sıcaklıklar, vücudun su ihtiyacını önemli ölçüde etkiliyor.

Artan terleme ve vücut ısısı regülasyonu, yaz aylarında su ihtiyacının başlıca artış nedenleri arasında yer alıyor.

Fiziksel faydalarının yanı sıra ruhsal açıdan da olumlu etkileri olan su tüketimiyle ilgili uzmanlar, değerlendirmede bulundu.

Özellikle yaz aylarında susamayı beklemenin doğru olmadığını belirten Nefroloji Bölümü Uzm. Dr. Merve Aktar, susama hissi ortaya çıkmadan düzenli aralıklarla su içmenin dehidrasyonu (Vücut suyu eksikliği) önlemenin en etkili yolu olduğunu vurguladı.

Yetişkinler için ideal su miktarının günde 2,5 ila 3,5 litre arasında değiştiğini dile getiren Aktar, su ihtiyacının yaşa, aktivite düzeyine ve özel durumlara göre farklılık gösterdiğini kaydetti.

Aktar, çay, kahve gibi içeceklerin su yerine geçmeyeceğine değinerek, "Kafein içeren içecekler, vücudun su kaybetmesine neden olabilir. Kafein, her 100 miligram için vücuttan 150 mililitre su atılımına neden olur. Bu nedenle, 1 fincan Türk kahvesi sonrası 2 bardak su içilmesi önerilir. Su yerine geçmezler, aksine vücudu daha fazla suya ihtiyaç duyabilirler" ifadelerini kullandı.

Vücudun susuz kaldığını anlatan belirtiler

Suyun genel sağlığa faydalarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Aktar, "Eklem ağrılarını önler ve hareket kabiliyetini artırır. Vitamin ve minerallerin hücrelere ulaşmasına yardımcı olur. Böbreklerin ve karaciğerin toksinleri temizlemesine destek olur. Cildin daha genç ve canlı görünmesini sağlar. Kabızlığı önler ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkıda bulunur" dedi.

Aktar, vücudun susuz kaldığını gösteren bazı erken belirtiler olduğunu söyleyerek, "Konsantrasyon bozukluğu, baş ağrısı, kas krampları, koyu sarı idrar, ağız kokusu, kabızlık, ani ruh hali değişimleri gibi işaretleri fark ettiğinizde hemen su tüketiminizi artırmalısınız" diye konuştu.

Uzun süreli ve yetersiz su tüketiminin böbrek hastalığı riskinde artış ve taş oluşumuna, kardiyovasküler problemlerde potansiyel artışına, genel morbidite ve mortaliye riski gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini aktaran Aktar, su ve zihinsel performans ilişkisiyle ilgili şunları kaydetti:

"Su eksikliği zihinsel performansı doğrudan etkileyebilir. Yayınlanan son çalışmalar, hafif dehidrasyonun bile bilişsel fonksiyonlar üzerinde belirgin etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Dikkat ve konsantrasyon düşüşü, hafıza ve öğrenme süreçlerinde potansiyel etki, ruh hali ve bilişsel esneklik üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir."

Aktar, su tüketiminin ruhsal sağlık için de önemine dikkati çekerek, "Kronik dehidrasyon, anksiyete riskinde yüzde 30 artışa neden olabilir. Depresyon belirtilerinde yüzde 25 şiddetlenme görülebilir. Uyku kalitesinde yüzde 40 düşüşe yol açabilir. Yeterli su, ruh halini dengelemeye ve stresi azaltmaya yardımcı olur" dedi.

Su içmeyi unutanlara ipuçları

Aktar, yoğun iş temposunda su içmeyi unutmanın yaygın bir durum olduğunu belirterek, "Ofis çalışanları her e-posta bildiriminde 3 yudum su içebilir, toplantı başlangıçlarında su molası verebilir ya da bilgisayar ekranına su damlaları etiketi yapıştırabilir. Bunları hatırlatıcı görevi görebilir.

Teknolojiden ve yaratıcılıktan faydalanarak su tüketimini artırmak mümkündür. Akıllı bilekliklerle titreşimli uyarılar ayarlamak, her su içişte sanal bitkilerin büyüdüğü bitki yetiştirme uygulamalarını kullanmak, renk değiştiren termostatlı bardakları kullanmak, su içtikçe açılan kilitli telefon uygulamaları denemek de tüketimi destekleyebilir" ifadelerini kullandı.

Yeterli su alımı mental yorgunluğu azaltır

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Diyetisyen Safiye Keskin de, susama hissine bağlı kalmanın doğru olmadığını, planlı su tüketimini önerdiğini, saat başı 1 bardak su içme alışkanlığının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Uzun süreli susuzluğun vücuda etkilerine ilişkin Keskin, "Kronik yetersiz sıvı alımı böbrek taşı, kronik böbrek hastalığı riskini artırır. Dışkı yumuşaklığı azalır ve kabızlığa neden olur. Su, cilt hücrelerinin elastikiyetini ve nemini korur. Dehidrasyon, cildi mat, kuru ve solgun gösterir. Beynin yaklaşık yüzde 75'i sudan oluşur.

Yeterli su alımı mental yorgunluğu azaltır, algılama, karar verme, dikkat süresi gibi bilişsel fonksiyonları optimize eder. Yeterli su tüketilemediğinde reaksiyon süresi uzar, bellek kapasitesi düşer, zihinsel yorgunluk artar. Ofis ortamında çalışanlar veya öğrenciler için çalışma masasında su bulundurmak, molalarda su içmek hidrasyonun sürdürülebilirliğini sağlar" ifadelerini kullandı.

Su hatırlatıcı uygulamalar, görsel hatırlatıcılar ve suyu limon, çubuk tarçın ya da meyve dilimleriyle lezzetlendirmenin su içmekte zorlananlara yardımcı olacağını söyleyen Keskin, 1,5-2 litrelik su şişelerini gün boyunca bitirmeyi hedeflemenin de önemli olduğunu belirtti.

Keskin, serinlemek amacıyla çok soğuk su tüketimine ilişkin, "Ilık ya da oda sıcaklığında su tercih edilmelidir. Aşırı soğuk su, hızlı içildiğinde mide krampları ortaya çıkabilir ve hassas kişilerde migreni tetikleyebilir. Boğaz enfeksiyonları riski artabilir" dedi.

Suyun, ruhsal sağlıktaki önemine de dikkati çeken Keskin, "Dehidrasyon, anksiyete, stres toleransı düşüklüğü ve huzursuzluk gibi psikolojik semptomlarla ilişkilidir. Su içmek, özellikle farkındalıkla yapıldığında meditatif bir etki yaratabilir" diye konuştu.

sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Şeker, damarı da sertleştirir

Şeker sadece kiloyu artırmaz; trigliseridi yükseltir, damarların iç yüzünü yıpratır, tansiyon ve iltihap dengesini bozar. Çözüm yasak değil dengedir. Gizli şekeri yakalamak, içecekleri sa...

Yağlarla barışmak! Zeytinyağı ve ötesi

Yağ düşman değil; doğru tür ve doğru miktarda alındığında damarları korur enerjiyi dengeler, vitaminlerin emilimini sağlar. Kural basit. Doymuş ve trans yağ azalır, zeytinyağı ve omega-3 ...


Yürüyüş: Kalp değil, ritim işi

Yürüyüşün ilacı yoktur ama dozu vardır. Süre, tempo ve nabız bir araya geldiğinde damarı gençleştirir, tansiyonu ve şekeri dengeler. 50 yaş üstü için hedef, yorulmadan düzenli ritimdir. K...

Antibiyotik kullanırken kahve içilebilir mi?

Bilim insanları, kahvenin bazı antibiyotiklerin etkinliğini olumsuz yönde etkileyebileceğini ortaya koydu. Yeni bir araştırmada, kafeinin Escherichia coli (E. coli) bakterisi üzerindeki e...


Günlük su tüketiminde bu sınırı sakın geçmeyin: Zararı büyük

Aşırı su tüketimi nedeniyle hastaneye başvuran genç kadına “su zehirlenmesi” teşhisi konuldu. Nadiren görülen bu rahatsızlık, kısa sürede ciddi sağlık sorunlarına hatta ölüme yol açabiliy...

Kan testiniz normal ama siz hâlâ yorgunsunuz…

Laboratuvar sonuçlarınız “normal” aralıkta olabilir ama bu, sizin için yeterli seviyede olduğunuz anlamına gelmez. Fonksiyonel eksiklikler, kan değerleri normal görünse bile dokularda vit...


Aşırı sıcaklarda yetersiz sıvı tüketimi böbrek taşı riskini artırıyor

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Erkurt, yeterli sıvı alımı, doğru beslenme ve düzenli egzersizin böbrek taşı rahatsızlığına çözüm olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Erkurt, aşırı sıcaklard...

Hormon bozuklukları: Testosteron ve tiroit gerçeği

Kilo verememe, halsizlik, depresif his… Bazen suçlu beslenme veya stres değil; sessizce düşen hormon seviyeleridir. Erkeklerde testosteron eksikliği, kadınlarda tiroit bozukluğu çok sık g...


Doğal takviyeler gerçekten işe yarıyor mu?

Balık yağı, zerdeçal, koenzim Q10, probiyotikler… Eczane raflarında “doğal” diye satılıyor, peki hepsi gerçekten işe yarıyor mu? Bazılarının faydası bilimsel olarak kanıtlı, bazılarınınki...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Burak Özçivit'in koleje verdiği para ortaya çıktı

Boşanacakları iddialarını paylaştıkları fotoğraf ile yalanlayan Burak Özçivit ve Fahriye Evcen'i, okul heyecanı sardı. Altı yaşındaki oğulları Karan'ı önceki gün ilkokula kaydettiren oyun...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Şeker, damarı da sertleştirir

Şeker sadece kiloyu artırmaz; trigliseridi yükseltir, damarların iç yüzünü yıpratır, tansiyon ve iltihap dengesini bozar. Çözüm yasak değil dengedir. Gizli şekeri yakalamak, içecekleri sadeleştirmek ve lif, yağ, protein üçlüsüyle kan şekerini sakinleştirmek gerekir.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR