Yukarı
426201

Her gün tüketiyorsanız fark etmeden karaciğerinizi bitiriyorsunuz!

08 Mayıs 2025 08:46

Protein tozu kullanımı son yıllarda gençler arasında büyük bir hızla yayılıyor. Ancak uzmanlar, bilinçsiz tüketimin karaciğer yetmezliğinden böbrek hasarına, hatta ölüme kadar varan ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.

Son yıllarda gençler arasında protein tozu kullanımı hızla artarken, bu popüler alışkanlık beraberinde birçok sağlık riskini de getiriyor. Vücut geliştirme ve kas yapma amacıyla tercih edilen protein tozları, görünüşte masum gibi görünse de içerdiği bazı maddeler ve yanlış kullanım durumları ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, protein tozlarının sağlıksız kullanımı ve içerdiği zararlı bileşiklerin, karaciğer yetmezliği, böbrek sorunları, kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabileceğine dikkat çekti.

Özellikle gençlerin, bu tür takviyeleri bilinçsizce ve aşırı miktarda kullanmasının, vücut üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlar oluşturabileceğini söyledi.

'MASUM DEĞİLLER'

Protein tozlarının masum olmadığını dile getiren Prof. Dr. Göral, “Gençler arasında hem ülkemizde hem de yurt dışında, özellikle Avrupa ve Amerika'da protein tozu kullanımının giderek arttığını görmekteyiz. Gençler genellikle kas kütlesini artırmak ve vücutlarını şekillendirmek amacıyla protein tozlarına yöneliyorlar. Ancak protein tozları, görsel olarak daha fit bir görünüm sağla da aslında masum değiller.

Protein tozları, süt, yumurta, soya ve peynir altı suyu dediğimiz whey proteinlerinden oluşmakta. Fakat bunlara ek olarak, toksik maddeler ve bazı anabolik steroidler de katılabiliyor. Bu maddeler, vücutta kas kitlesini artırırken karaciğer fonksiyonunu bozar, karaciğer yetmezliği, siroz ve hatta karaciğer nakline kadar gidebilen ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi.

'KARACİĞER VE BÖBREKLERİ ETKİLİYOR'

Bu tür takviyelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Göral, “Her gençte aynı etkiler görülmese de özellikle alkolle birlikte kullanılan protein tozlarının riski arttırdığını biliyoruz. Ayrıca, altında karaciğer hastalığı veya karaciğer yağlanması gibi sorunlar olan kişiler için protein tozları son derece tehlikeli olabilir.

Bu tür ürünler sadece karaciğer üzerinde değil, böbrek fonksiyonlarını da bozabilir. Bunun yanı sıra, kalpte de kas kütlesini artırarak kalp yetmezliğine yol açabilir. Hatta bazı gençlerde, bu tür takviyeler nedeniyle ölümler dahi gerçekleşmiştir" diye konuştu.

'DOĞAL GIDALARA YÖNELİN'

Protein tozlarının aşırı ve sürekli kullanımının büyük tehlikeler doğurabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Göral, “Protein tozları zaman zaman ve uygun dozlarda alınabilir. Ancak bu konuda mutlaka bir hekime danışmak gerekir. AVM'lerdeki satıcılardan alınan ürünler, çoğu zaman sağlık açısından ciddi tehlikeler barındırabiliyor.

Bu tür ürünlerin aşırı kullanımı, karaciğer yetmezliği, kalp rahatsızlıkları ve böbrek sorunlarına yol açabilir. Gençler için önerim, doğal gıdalardan beslenmeleri. Organik ürünler vücudumuza zarar vermez çünkü vücudumuz organik ürünlere göre dizayn edilmiştir. Günde 3-4 yumurta, yoğurt, peynir, balık ve et tüketmeleri vücut için çok daha sağlıklı olacaktır" ifadelerini kullandı.

'DENGENİZİ BOZABİLİR'

Prof. Dr. Göral, gençlere sağlıklı yaşam ve beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu:

“Her zaman doğallıktan şaşmamak lazım. Protein tozları vücudumuzda toksik etkilere yol açabilir ve dengesini bozabilir. Gençler, organik besinlerle vücutlarını güçlendirebilir ve uzun vadede sağlıklarını koruyabilirler."

Sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!

Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkka...

İdeal uyku süresi belli oldu

Araştırmaya göre, gecede yaklaşık 7 saat 18 dakika uyumak, özellikle bazı önemli sağlık risklerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bilim insanları bu sürenin, vücudun metabolik dengesin...


Kışın yavaşlayan metabolizmayı uyandırma zamanı

Mevsim geçişlerinde yorgunluk, ödem ve halsizlik artabilir. Metabolizmanın mevsimsel adaptasyon sürecini destekleyen bahar detoksu; doğru beslenme, su tüketimi ve yaşam tarzı düzenlemeler...

Obezite ve Kilo Artışı Hangi Riskleri Taşıyor?

Obezite, yalnızca “kilo fazlalığı” olarak görülmemesi gereken, tüm vücudu etkileyen bir sağlık durumudur. Yağ dokusunun artması; kalp-damar sistemi, solunum sistemi ve sindirim sistemi üz...


Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor

Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi...

Toz, akciğer hastalıklarını tetikliyor!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aygül Güzel, günün büyük kısmını kapalı alanlarda geçiren çalışanların gözle görülmeyen sağlık riskleri ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Prof....


‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’

Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroente...

Ramazan'da böbrek sağlığına dikkat

Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşması...


'Hurma tüketiminde ölçüyü kaçırmayın'

Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurmanın doğru miktarda ve uygun şekilde tüketildiğinde sağlık açısından pek çok fayda sağlayabileceğini belirten Diyetisyen Çağlasu Al...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Çağla Şıkel'in gözyaşları: O anı unutmak isterdim

Çağla Şıkel katıldığı “FÜG” programında duygusal anlar yaşadı. 2007 yılında babası Hüseyin Şıkel’i kaybeden ünlü model ve sunucu, “Hayatımda tek bir anıyı unutma şansı verilse, babamın ye...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!

Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR