- E-YDS Başvuruları Başladı
- CHP İzmir'den 9 Eylül'de seçim startı: 'Yeniden kuruluşun ilanı'
- Başkan Dutlulu tarih verdi: İzmir'in çöpünü artık almayacağız!
- Roma maçı öncesi İsmail Kartal'dan Asensio açıklaması: Yıldız futbolcunun son durumunu duyurdu
- YENİ Parti Üsküdar Seçimine İtiraz Edecek! Gökhan Günaydın: 'Kumpasla Yapılmış Seçim'
Kendi yatağımızdan başka yerde neden uyuyamıyoruz?
Tatile veya iş seyahatine gidildiğinde ilk gece yaşanan uykusuzluğun arkasındaki biyolojik nedenler ortaya çıktı.
İş seyahatlerinde, tatillerde veya misafirlikte geçirilen ilk gecelerde uykuya dalmakta güçlük çekmek ve gece boyu defalarca uyanmak toplum genelinde sıkça karşılaşılan bir problemdir.
AP'nin haberine göre Freiburg Üniversitesi ve Pittsburgh Üniversitesi uzmanları tarafından yürütülen geniş kapsamlı nörolojik araştırmalar, bu durumun kişisel bir huzursuzluktan ziyade insanoğlunun hayatta kalma dürtüsünden kaynaklandığını kanıtladı.
Tıp literatüründe "İlk Gece Etkisi" (First-Night Effect) olarak adlandırılan bu olgu, beynin tanımadığı ortamlarda tehlikelere karşı teteyakkuzda kalmasından kaynaklanıyor.
BEYİN TIPKI YUNUSLAR GİBİ YARI UYANIK KALIYOR
Klinik veriler ve beyin taramaları (EEG), yeni bir mekânda uyunduğunda derin uyku aşamasından sorumlu olan ön lobun (frontal lob) aktif kalmaya devam ettiğini gösteriyor. İnsanlar yeni bir çevrede uyuduklarında ortalama 20 ila 30 dakika daha az uyuyor ve uykunun iyileştirici olan derin evresine geçmekte zorlanıyorlar.
Araştırmayı yürüten Psikiyatri Prof. Dr. Ahmad Mayeli, bu durumun deniz memelilerindeki savunma mekanizmasına benzediğini bildirdi. Yunusların avcılara karşı beyninin bir yarısını uyanık tutarak uyuduğunu hatırlatan Mayeli, insan beyninin de yabancı bir ortamda tehlike algısıyla tam kapasite uykuyu engellediğini kaydetti. Araştırmalar, genç yetişkinlerin bu durumdan daha az etkilendiğini; çocuk, ergen ve yaşlılarda ise ilk gece etkisinin çok daha ağır seyrettiğini gösteriyor.
EVRİMSEL MİRAS VE KAYGI FAKTÖRÜ UYKUYU KAÇIRIYOR
İnsan beyninin evrimsel süreçte tehlikeli alanlarda uyumamaya programlandığını belirten uzmanlar, lüks bir otel odası ile ilkel bir mağara arasında beyin için bir fark bulunmadığını ifade ediyor. Mekânın güvenliği fiziki olarak sağlansa dahi, bilinçaltı teteyakkuz halini korumaya devam ediyor.
Bunun yanı sıra "Bu gece de uyuyamayacağım" şeklindeki kaygılı düşünceler, süreci yönlendiren psikolojik bir faktör haline geliyor. Yatakta dönüp durmak ve sürekli saati kontrol etmek, vücuttaki stres hormonlarını tetikleyerek beynin uyanıklık sinyallerini güçlendiriyor.

YENİ BİR YERDE DELİKSİZ BİR UYKU İÇİN UZMAN ÖNERİLERİ
Uzmanlar, seyahatlerde ilk gece etkisini en aza indirmek ve beynin "tehlike" algısını kırmak adına şu bilimsel yöntemlerin uygulanmasını tavsiye ediyor:
- Tanıdık Eşyalar Kullanın: Evinizde kullandığınız kendi yastığınızı, battaniyenizi veya sevdiğiniz bir kokuyu yanınızda götürmek beyninize tanıdık bir ortamda olduğu sinyalini verir.
- Yatakta Zaman Geçirin: Odaya girer girmez uyumaya çalışmak yerine, yatakta bir süre kitap okuyarak veya sakinleştirici aktiviteler yaparak ortama alışın.
- Uyku Hijyenine Uyun: Seyahat öncesinde ve sırasında odanın karanlık, serin olmasını sağlayın; yatmadan önce dijital ekran maruziyetini sonlandırın.
- Önemli Etkinliklerden Bir Gün Önce Ulaşın: Ertesi gün kritik bir toplantı veya sınav bulunuyorsa, vücudun ortama uyum sağlaması için seyahati bir gün önceden gerçekleştirin.
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...
Araştırma: Kahvaltı saati yaşam süresini etkiliyor
ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle yapılan kapsamlı bir araştırma, ilk ile son öğün saatlerinin yaşam süresi ve kalp damar sağlığı ile doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya ...
'Mucizevi bir besin ve karışım yok'
Doç. Dr. Çağlar Özmen, halk arasında kalp damarlarını açtığı ve tansiyon ile kolesterolü düşürdüğüne inanılan sirke, sarımsak özü, limonlu su ve çörek otu gibi besinlerin ilaç yerine kull...
'Rafine karbonhidrat ve şeker tüketimine' dikkat!
Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt sağlığı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, “Rafine karbonhidratların aşırı tüketimi kan şeker...
Aralıklı orucun faydaları abartılıyor mu?
Popülaritesi hızla artan aralıklı orucun sağlık üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmalar, insanlardan alınan veriler ile hayvan deneyleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu ortaya ...
Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı
İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece et...
'Biraz daha büyüsün' demeyin
Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmem...
Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı
Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmi...
Uzmanından miyofasyal ağrı sendromu uyarısı
Halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasyal ağrı sendromunun stres, duruş bozukluğu ve klima kullanımına bağlı kas spazmlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Fiziksel Tıp ve Rehabi...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Defne Samyeli’den Cem Yılmaz Açıklaması: 'Çok Korktum'
Defne Samyeli, geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılan eski sevgilisi Cem Yılmaz’ın sağlık durumuyla ilgili konuştu. Yılmaz’la görüştüğünü belirten Samyeli, “Çok üzü...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.