- Hakan Fidan'dan 7 ülkeye telefon
- Göztepe'den Arda Turan'ın stat talebine olumlu cevap
- İran’ın kilit gücü hedefte: Devrim Muhafızları hakkında neler biliniyor?
- Çağatay Güç: “Ülkemizi bu iktidarın başarısızlıklarından ve baskılarından CHP iktidarında kurtaracağız”
- CHP lideri Özgür Özel'den iktidara 'İran' çağrısı
DİSK 1 Mayıs eleştirilerine yanıt verdi: 'Ölü taklidi yapmıyoruz'
Çerkezoğlu, "Taksim’e çıkma hedefinin konduğu 1 Mayıslarda, neredeyse sıkıyönetim ilan edilmiş bir metropolde, bütün yolların, bütün sokakların, polis barikatları ve TOMA’larla kapalı olduğu dönemlerde, bir araya gelen her 5-6 kişinin üzerine gaz bombaları ve tazyikli suların sıkıldığı bir ortamda on yıllardır defalarca Taksim için yola çıktık." dedi.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı Kadıköy'de kutlama kararına gelen eleştirilere ilişkin açıklama yaptı. Çerkezoğlu, “Biz, toplantı tutanaklarına da yansıyan bu geniş mutabakata uygun davrandık, sorumluluğunu aldık. Bugün de bu mutabakatın arkasında duruyor, 'ölü taklidi' yapmıyor, politik gerekçelerini anlatıyoruz" dedi.
ELEŞTİRİLERE YANIT VERİLDİ
DİSK, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı'nı Kadıköy'de kutlama karının ardından gelen eleştirilere ilişkin DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu yazılı açıklama yaptı
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
-Türkiye işçi sınıfının onurlu mücadele tarihinde önemli bir yer tutan 1 Mayıs, sadece bir gün değil; aynı zamanda tarihsel bir bellektir, kolektif bir iradedir. DİSK olarak bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle, 2025 yılı 1 Mayıs’ına uzanan yolu aylar öncesinden planlamaya başladık.
-İki ayrı Başkanlar Kurulu toplantısıyla sendikalarımızın işyerlerinden, temsilcilerimizden ve üyelerimizden yükselen seslerini dinleyerek, geniş katılımlı bir istişare süreci sonunda yol haritamızı oluşturduk. Hayat pahalılığına, ücretlerin baskılanmasına, gelirde-vergide ve ülkede artan adaletsizliklere karşı biriken tepkileri ve taleplerimizi alanlara taşımak için çalışmalara başladık.
-Bu hazırlık süreci içerisinde, iktidarın demokrasiyi ve halk iradesini hedef alan girişimleri 2025 1 Mayıs’ının önemini daha da arttırdı. Halkın yükselen adalet ve demokrasi mücadelesini, emeğin gündemleriyle de büyütme ihtiyacı ortaya çıktı.
-Bu gelişmelerin ardından, örgütümüzün görüş ve beklentilerini netleştirdikten sonra KESK, TMMOB, TTB, diğer emek-meslek örgütleri ve siyasi yapılarla yürüttüğümüz temaslar sonucu, ülke sathında olabildiğince yaygın ve olabildiğince kitlesel 1 Mayıs’ları örgütlemek için ortak bir mutabakat sağladık. Ne var ki, bu kararlarımıza dair kimi eleştiriler üzerine kamuoyuna açıklama yapma gereği doğmuştur. Farklı yollar, ortak mücadele. İşçi sınıfının ve emekçi halkların ortak mücadelesi, farklı yol ve yöntemlerin zenginliğinde anlam kazanır. Her politik tercih ve bu tercih doğrultusunda belirlenen her yol ve yöntem, emek, demokrasi, adalet ve barış mücadelesine katkı sunduğu sürece kıymetlidir. Bu çoğulculuğu saygı ile karşılıyor; eleştiriyi, öneriyi, yaratıcı eylem biçimlerini, bizden farklı yolları denemek isteyenleri mücadelemizin doğal parçası olarak görüyoruz.
"DİSK'İ HEDEF ALAN DİLİ REDDEDİYORUZ"
-1 Mayıs 2025’te de herkesin, her kurumun, her kişinin yine kendi doğru bildiği ve kendi kitlesinin gerçekliği ve taleplerine uygun yol ve yöntemlerle mücadele etmesi, alanlara çıkması anlamlıdır ve önemlidir. Ancak unutmamak gerekir ki, kimsenin mücadelesini kendi mücadelemizden değersiz görüp burun bükecek durumda değiliz. Bunu kim yapıyorsa yanlış yapar, yanlış yapmaktadır. Herkesin görevi kendi politik doğruları, gerçekleri ve tercihleri doğrultusunda yol yürümektir, hatta yol açmaktır. Ancak farklı yolları birbirine düşmanlaştırmamak ve eleştiri hakkını kullanırken de hakikate sadık kalmak hepimizin ortak sorumluluğudur. DİSK’i hedef alan düşmanca dili reddediyoruz
-Halkın iradesini hedef alan 19 Mart sürecine karşı, ülkenin dört bir yanında sokakları ve meydanları dolduran, bu mücadeleyi işyerlerine taşıyan tek işçi konfederasyonu DİSK’tir. Konfederasyonumuzun kararları doğrultusunda ülkenin dört bir yanında halkın demokrasi ve adalet mücadelesine güç veren DİSK’lilerin, bugün küfür ve hakaretle hedef alınmasını, işçi sınıfının vicdanına havale ediyoruz. Bu dilin, emek mücadelesinin hiçbir yerine yakışmadığını hatırlatmak isteriz. Aynı meydanları paylaştığı DİSK’lilere bile düşmanca yaklaşanların; o meydanlardan şimdilik uzak duran ve aslında bugünlerde mücadeleye katılmaya hiç olmadığı kadar yakın olan milyonlarca işçiyi kapsayabilmesi elbette mümkün değildir. 1 Mayıs vesilesiyle, süreci şimdilik uzaktan izleyen diğer sınıf kardeşlerini de bu mücadeleye taşımaya çalışan DİSK’lilere yapılan saygısızlık, işçi sınıfının bu mücadele sürecine katılımını kolaylaştırmamakta, aksine önümüze bir engel daha çıkarmak anlamına gelmektedir.
"TARİHİMİZDE İLK DEFA 1 MAYIS ÖRGÜTLEMİYORUZ"
-Taksim 1 Mayıs alanıdır ve bu tartışma bizim için 1977’de kapanmıştır. Taksim, 1977’den bu yana DİSK için yalnızca bir meydan değil, bir hafızadır; emekçinin alın teriyle, canıyla, kanıyla yoğrulmuş bir mücadele mekânıdır. Tarihimizde ilk defa 1 Mayıs örgütlemiyoruz, yıllardır süren yasaklamalara, barikatlara, gazlara ve gözaltılara rağmen DİSK’liler bu meydan için defalarca sokakları doldurmuştur.
"ON YILLARDIR DEFALARCA TAKSİM İÇİN YOLA ÇIKTIK"
-Taksim’e çıkma hedefinin konduğu 1 Mayıslarda, neredeyse sıkıyönetim ilan edilmiş bir metropolde, bütün yolların, bütün sokakların, polis barikatları ve TOMA’larla kapalı olduğu dönemlerde, bir araya gelen her 5-6 kişinin üzerine gaz bombaları ve tazyikli suların sıkıldığı bir ortamda on yıllardır defalarca Taksim için yola çıktık.
-DİSK Genel Başkanı da dahil olmak üzere DİSK’in yüzlerce üyesi ve yöneticisi defalarca gözaltına alındı. Bu bizim en iyi bildiğimiz şeydir. DİSK, daha önce defalarca yaptığı gibi 1 Mayıs’ta Taksim’e çağrı yapma iradesine her zaman sahiptir. DİSK’in öncü işçileriyle, tüm engelleri aşarak buluşma noktalarına gelmeyi başaran üyelerimizle, sayıları sınırlı kalsa da yine buluşuruz. Bunu defalarca yaptık, bedelini ödedik. Yine deneriz, yine yaparız.
-Ancak bu süreci 'kahramanlık-korkaklık' eksenine indirgemek, tartışmayı apolitik bir zemine çekmektir. Biz bu tartışmayı apolitik kavramlarla yürütmeyi reddediyoruz. Emekçilerin ortak çıkarına ve ülkenin geleceğine daha fazla hizmet edeceğini düşündüğümüz bir tercihi apolitik kavramlarla değil politik gerekçelerle savunuyoruz. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, başka tercihler yapanları 'itham' etmiyor, onların tercihlerinin de işçi sınıfı ve ülkemiz için olumlu sonuçlar doğurmasını gönülden umut ediyoruz. 1 Mayıs için politik hedefimiz: Adalet ve demokrasi mücadelesini emek mücadelesiyle güçlendirmek.
"POLİTİK HEDEFİMİZ OLDUKÇA NET"
Kimi çevrelerce 'ihanet' gibi haddini bilmez kavramlarla yaftalanmak istenen politik hedefimiz oldukça açıktır, nettir. Biz DİSK olarak 19 Mart sonrası büyüyen adalet ve demokrasi mücadelesine işçi sınıfının, emekçilerin ve emeklilerin en kitlesel ve en yaygın biçimde katılmasının, adalet ve demokrasi mücadelesinin emek ekseninin tamamlanmasının en önemli görevimiz olduğunu düşünüyoruz. Diğer emek-meslek örgütleri, siyasi partiler ve demokrasi güçleri ile yaptığımız istişarelerde bu politik hedefe dair çok geniş bir konsensüs oluştuğunu gördük. Bu çerçevede 81 ilde ve örgütlenebilen tüm ilçelerde 'Biz Kazanacağız' sloganı etrafında olabildiğince kitlesel ve yaygın 1 Mayıslar örgütlemeye karar verdik.
-2025 yılı 1 Mayıs’ının İstanbul’da nerede kutlanması gerektiğine dair tartışmada iki görüş oluşmuştur: Bir görüşe göre bu yıl da içinden geçtiğimiz bu süreçte, 1 Mayıs’ta polis barikatlarının önüne geçecek öncü işçiler, sokakta direnen gençlerin öncü kesimleri ile iktidarın yasakçı ve hukuksuz tutumu teşhir edilmeli ve bir irade ortaya konulmalıdır. Diğer bir görüşe göre ise 2025 yılı 1 Mayıs’ı öncesinde adalet ve demokrasi talebiyle ortaya çıkan toplam enerji; işçilerin, emekçilerin, emeklilerin bu adaletsiz düzene karşı tepkileri ile büyütülmeli, ülkenin dört bir yanında 1 Mayıs’lar bu anlayış ile örgütlenmelidir. İstanbul’da da 1 Mayıslara kapatılan bir başka alan olan Kadıköy’de işçilerin bayramı gençlerin, kadınların, tüm emekçilerin en geniş katılımlı coşkusuyla büyütülmelidir. Bizler açısından, iktidarın hukuksuz ve yasakçı tutumunda ısrar etmesi karşısında bir tercihte bulunmak zorunlu hale geldi. Yukarıda bahsettiğimiz politik hedef doğrultusunda, adalet ve demokrasi mücadelesine güçlü bir emekçi soluğu katmak adına, kitlesel katılımı daha mümkün kılacak bir meydanın tercih edilmesi noktasında geniş bir mutabakat olduğunu gördük.
"ÖLÜ TAKLİDİ YAPMIYORUZ"
Sonuç olarak biz, toplantı tutanaklarına da yansıyan bu geniş mutabakata uygun davrandık, sorumluluğunu aldık. Bugün de bu mutabakatın arkasında duruyor, 'ölü taklidi' yapmıyor, politik gerekçelerini anlatıyoruz. Yaşamda kalma mücadelesi veren emekliler, asgari ücrete mahkûm edilmiş sendikalı-sendikasız işçiler, geleceği için kavga veren öğrenciler, ayrımcılığa ve şiddete isyan eden kadınlar olarak çocuklarımızı da yanımıza alıp bir araya gelmenin ve hep beraber daha güçlü olduğumuz mesajını vermenin çok önemli olduğunu düşündük. Bunun için İstanbul’da öncelikle Taksim’i istedik; en fazla esnekliği ise 1 Mayıslara uzun yıllar kapalı olan bir diğer meydan olan Kadıköy Meydanı olabileceği hususunda gösterdik.
"POLİTİK BİR TERCİH YAPTIK"
-Bir diğer zaaf ise katıldığı tartışma süreçlerini ve bu süreçlerde ifade ettiklerini kamuoyuna açık biçimde savunamamaktır. Bir kez daha altını çizmek istiyoruz. Bizler dörtlü olarak hiçbir toplantıda kahramanlık-korkaklık gibi apolitik bir eksenden tartışma yürütmedik, politik bir tercih yaptık. İşçileri, emekçileri, emeklileri, dar gelirlileri bu mücadeleye katmak, 19 Mart sonrası yükselen adalet ve demokrasi mücadelesinin görece daha zayıf kalan kulvarını güçlendirmek için bir yol haritası belirledik. 1 Mayıs 2025’i bu yol haritasının önemli bir başlangıç noktası olarak gördük.
-Bugün bazılarının tercihlerini politik olarak savunmakta zorluk yaşadığını veya 'ben yoktum, görmedim, bilmiyorum' dediğini gözlemlemekteyiz. Eğer ortak belirlenen politik hedefi savunacak sadece biz kaldıysak, 'toplantılarda başka, kamuoyuna başka' tutumlar devam edecekse İstanbul için bu hedefimizi gerçekleştirmek zorlaşacaktır. Böylesi bir durumda biz, emeğin başkentinde belki de tarihin en kitlesel 1 Mayıs’ını örgütleme hedefimizi değiştirir, on yıllardır yaptığımızı yine yaparız. DİSK Genel Merkezi önüne ulaşabilen üyelerimizle, örgütlü-örgütsüz tüm işçilerle buluşuruz. 1 Mayıs çelengimizle, marşlarımız ve sloganlarımızla Taksim’e doğru yola koyuluruz.
-Bu gerçekler ışığında; görevimiz iç tartışma ve polemiklere boğulmadan; sosyal medya popülerliğinin şehvetine kapılmadan; en geniş katılımlı, coşkulu, kararlı 1 Mayısları Türkiye’nin dört bir yanında örgütlemektir. Unutulmamalıdır ki sosyal medya mecraları kapanır, etkileşimler gelir geçer; ama bu ceberut düzene itiraz edebilen örgütlerimiz sadece üyelerinin değil, Türkiye’nin güvencesidir.
-1 Mayıs işçilerin 'Birlik, Mücadele ve Dayanışma' günüdür. O gün, sadece geçim taleplerinin değil, aynı zamanda demokrasi, özgürlük, adalet ve barış taleplerinin de en güçlü şekilde dile geldiği gündür. Bu nedenle herkesi, 1 Mayıs’ın tarihsel anlamına, 2025’in siyasal ihtiyaçlarına ve hepsinden önemlisi emek hareketinin iç dayanışmasına zarar vermeyen bir sorumlulukla hareket etmeye çağırıyoruz. Gelin, iç tartışmalara takılmadan, etkileşimlerin değil işyerlerinin ve gerçek hayatın sesine kulak vererek, Türkiye’nin dört bir yanında coşkulu ve kararlı 1 Mayısları hep birlikte inşa edelim. Çünkü biz biliyoruz. Örgütlü işçilerden, emekçilerden, emeklilerden ve halktan daha büyük bir güç yoktur." sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
İran'daki Türk vatandaşlarına 'güvenlik' uyarısı
Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği, İran'a yönelik başlatılan hava saldırısı üzerine ülkedeki Türk vatandaşlarına "güvenli bölgede kalmaları ve askeri binalardan uzak durmaları" uyarısında ...
'Kirli Zihniyet Milletin Vicdanında Mahkum Edildi'
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 29. yılında 28 Şubat’ı 'millet iradesine ve değerlerimize dönük dış destekli bir kötülük projesi' olarak nitelendirerek, bin yıl sürecek denilen kirli zihniye...
Mehmet Tolga Akalın İYİ Parti'den istifa ettiğini duyurdu
İYİ Parti'nin 5. Olağanüstü Kurultay'ında genel başkan adayı olan Mehmet Tolga Akalın, partisinin kuruluş amaçlarından uzaklaştığını ifade ederek, "Bugün geldiğimiz noktada Sayın Genel Ba...
Özgür Özel'den ilk 'Tanju Özcan' açıklaması: 'Düşman hukuku işletiliyor, başkanımızın yanındayız!'
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın gözaltına alınmasının "düşman hukuku" olduğunu vurguladı. Özel, "Bu hukuksuz uygulamaların, milletin...
Bakan Yusuf Tekin'den 'selefi andı' sorusuna yanıt
İstanbul Arnavutköy'de Necip Fazıl Kısakürek İmam-Hatip Ortaokulu'nda çocuklara selefi andı okutuldu. Konu ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ""Bu kadar büy...
CHP'den Tanju Özcan'ın jandarma tarafından gözaltına alınmasına tepki
CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındığını duyurdu. Gözaltı uygulamasına tepki gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Burh...
Kültür ve Turizm, Milli Eğitim ve Enerji’de kritik revizyon sinyali: Kabinede ikinci perde
Kabine değişiminin “nihai tablo” olmadığı konuşuluyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ardından değişmesi beklenenlere Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Enerji ve Tabii Kay...
Özgür Özel: 'Akın Gürlek için 11 Mart'ı beklemek istiyorum ki devletin kaydına girsin'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e mal varlığını açıklaması için verdiği bir haftalık sürenin geçtiğinin anımsatılması üzerine, "Ben bir hafta süreyi Akın Gürlek'e ...
CHP'nin 38'inci Olağan İstanbul İl Kongresinin İptali Davası Ertelendi
CHP'nin İstanbul Kongresi'nin iptal davası 15 Mayıs 2026 tarihine ertelendi. Mahkeme, Gürsel Tekin ve heyetinin görevine devam etmesine karar verdi. CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nd...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Jim Carrey'nin yüzü artık tanınmaz halde
Dünyaca ünlü aktör Jim Carrey'nin son hali dünya basınında gündem oldu. 64 yaşındaki aktörün yüz hatlarındaki farklılık, hayranları tarafından şaşkınlıklar karşılandı. Mimikleri ve elasti...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’
Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, “İftar sofrasında mutlaka bol yeşillikli bir salataya yer ayırmak, ana yemeklerde ise haftada en az iki veya üç gün kuru baklagiller veya zeytinyağlı sebze yemeklerini tercih etmek, bağırsak hareketliliğini destekler" dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.