- Akaryakıta Büyük Zam Geliyor
- Özgür Özel Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret etti
- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden turuncu kod alarmı: Kriz masası devrede, tüm birimler sahada
- Başkan Tugay: İzmir 2026’da su sorunu yaşamayacak
- Sadettin Saran'dan şampiyonluk sözleri: 'Bizim sorumluluğumuz ve hedefimiz bellidir'
Baş ağrısının en yaygın nedeni
Baş ağrısının her ne sebeple olursa olsun tedavi edilebildiğini belirten Akkor ‘‘Ancak önemli olan doğru teşhis konulmasıdır. Bu ağrının yüzde doksanı boyundan kaynaklandığı için boynunuza baktırmanız da gerekir’’ uyarısında bulundu.
Hemen herkes zaman zaman baş ağrısı çeker. Ne zamanki bu baş ağrıları dayanılmaz hale gelir, işte o zaman doktora başvurulur.
“Sanılanın aksine baş ağrısı her zaman beyinden ya da baştaki diğer yapıların rahatsızlıklarından kaynaklanmaz.
Bu ağrı genellikle boyundan kaynaklanır. Hatta bu nedenle 1983 yılında Uluslararası Baş Ağrısı Derneği tarafından ‘Boyun kaynaklı baş ağrısı’ tanımı yapılmıştır’’ diyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aybars Akkor, baş ağrısının en yaygın nedenini şöyle açıkladı:

Ağrı aniden başladıysa ve şiddetliyse…
Beyindeki sorunlardan kaynaklanan baş ağrıları ise genellikle belli bir bölgede olur. Ağrı dayanılmaz şekilde şiddetlidir, bilinç bulanıklığına, konuşma bozukluğunu da yol açabilir. Ağrı ile birlikte vücudun bir yarısında uyuşma, güç kaybı gibi belirtiler de çıkar.
Hastalar bu durumu “hayatımda yaşadığım en şiddetli baş ağrısı” şeklinde tanımlar. Nedeni beyin kanaması olabilir. Böyle bir durumda zaman kaybedilmeden hastaneye başvurulmalı ve bir beyin MR’ı çekilmelidir.
Ağrı enseden başlayıp başınıza yayıldıysa…
Boyundan kaynaklanan baş ağrısında ise –ki baş ağrılarının yüzde doksanının nedeni budur- ağrı enseden başın tamamına yayılır.
Günün her saatinde görülebilir, genellikle strese girdiğimizde, çok yorulduğumuzda, soğukta kaldığımızda daha çok olur.
Sebebi ense kaslarının gerilmesine bağlı boynun arkasında bulunan beynin arka tarafını besleyen damarların yeterince kan taşıyamamasıdır.
Genellikle bulantı ve kusma gibi belirtileri nedeniyle çoğu zaman migrenle karşılaştırılır. Trafik kazası geçirenlerde (boyundaki travmalar nedeniyle), ileri yaştaki kişilerde (kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeden nedeniyle), ağır sporlar yapanlarda ve romatolojik hastalığı olanlarda da boyundan kaynaklanan baş ağrıları sık görülür.
Ağrı beynin sağ veya sol yarısındaysa…
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki migren teşhisi konulan hastaların yüzde seksen ikisinin baş ağrısı nedeni farklıdır.
Çünkü migren sadece muayene ve doktorun tecrübesi ile konulan bir teşhistir, ne MR’da bir bulgusu vardır, ne de tahlillerde çıkar. Peki baş ağrımızın nedenini nasıl anlarız?
Çoğu zaman bize migrenimiz olduğu söylenir. Çeşitli ilaçlar verilir, botoks ya da ameliyat önerilir. Her ne kadar çeşitli migren tipleri varsa da migren ağrıları genellikle nöbetler şeklinde gelir, gelmeden göz yaşarması, burun akıntısı, mide bulantısı gibi ön belirtiler verir. Başımızı duvarlara vuracak kadar şiddetli gelişir, aydınlık ve gürültü ağrının şiddetini artırır.
Çoğunlukla beynin sağ veya sol yarısını tutar. İki üç gün sürer, sonra başımız rahatlar. Üç dört haftada bir nöbetler şeklinde gelir.
4 FARKLI TANI ÇIKABİLİR
Boyundan kaynaklanan baş ağrısında tam teşhis için boyun MR’ı çekilmelidir.
Çekilen boyun MR’ında genellikle dört farklı tanı çıkabilir. Bunlar boyun fıtığı, boyun omurilik kanalında daralma, boyun düzleşmesi ve kas gerginliğidir.
Kas gerginliği
Sondan başlarsak kas gerginliği geçici bir durumdur. Kas gevşetici kullanmak, stresten uzak durmak, boyuna sıcak uygulamak ve gevşetici masajlar boynu rahatlatır.
Unutulmamalıdır ki su da iyi bir kas gevşeticidir, yüzmek veya su içinde egzersiz yapmak da boyun kaslarını gevşetir.
Boyun düzleşmesi
Boyun düzleşmesi, isminden de anlaşılacağı üzere C harfi şeklinde olan boynumuzun uzun süre gergin olması sonucu düz hale dönüşmesidir, şekil bozukluğunun geri dönüşümü yoktur, düzleştikten sonra artık o halde kalır.
Beyni besleyen dört ana damar vardır, ikisi öndeki şah damarları, diğer ikisi de boynun arkasından çıkan vertebral arterlerdir. Boyun düzleşince vertebral arterler gerilir ve beyne kan götüremez.
Bunun sonucunda bir türlü geçmeyen baş ağrısı, zaman zaman baş dönmesi, unutkanlık, alınganlıkta artış, gece sık sık uyanma, uyunsa bile sabah yorgun kalkma, hep biri gelse de sırtımı boynumu ovsa diye bekleme gibi belirtiler oluşur.
Boyun düzleşmesi, kyropraktr gibi manuel terapi ile uğraşan uzmanların ve algologların ortak çalışması ve ozon tedavisi uygulanması ile rahatlatılır. Ancak tamamen yok edilemez.
Uygulanan tedavi eğer tedavi sonrası verilen egzersizler düzgün bir şekilde yapılırsa üç dört yıl, eğer yapılmazsa bir yıl süreyle kişiyi rahatlatır. Sonra tedavinin tekrarı gerekir.
Boyun fıtığı ve boyun omurilik kanalında daralma
Boyun fıtığı ve boyundaki omurilik kanalı daralmasında da baş ağrısı görülebilir.
Bu durumda mutlaka boyun ile yakından uğraşan bir beyin cerrahına başvurması gerekir. Ayrıca damarsal nedenler ve sinüzitler de baş ağrısı yapabilir. Özetle baş ağrılarının yüzde doksanının boyundan kaynaklandığını düşünerek mutlaka boynumuza da baktırmamız gerekir. Sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Yarasalardan bulaşan ölümcül virüse karşı uyarı!
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Hindistan’da yarasalardan bulaşarak yayılıp, ölümcül risk taşıyan ‘Nipah virüsü’ne ilişkin, "Türkiye için bir tehdit veya risk şu anda yok...
Bitmeyen yorgunluğa dikkat: Altında ciddi nedenler yatabilir!
Halsizlik ve yorgunluğun ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sebahattin Karahan, “Toplum temelli çalışmalarda erişkin bireylerin yaklaşık y...
‘Katkısız beslen’ sağlıklı yaşa
Tüketicinin farkındalığı ve sağlıklı yaşam isteği, imkanları ölçüsünde onun beslenme alışkanlıklarını değiştiriyor. Diyetisyen Yasemin Güzel, "etiket okur yazarlığı"nın farkındalığının da...
Menopoz beyni nasıl etkiliyor, demans ve alzheimer riskini artırıyor mu?
İngiltere'de yapılan kapsamlı bir araştırma, menopozun beyinde, Alzheimer hastalığında görülenlere benzer değişikliklerle bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, beyinde hafız...
Zona aşısı biyolojik yaşlanmayı yavaşlatıyor!
2026 yılına damga vuran tıp araştırması: Zona aşısı olan 70 yaş üstü bireylerin, DNA seviyesinde daha yavaş yaşlandığı kanıtlandı. Aşının bağışıklık sistemini eğiterek kronik iltihaplanma...
'Çocuklarda dil ve dikkat sorunları artıyor'
Çocukların erken yaşta ekranla tanışmasının ciddi riskler taşıdığının altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Barış Yazar “Özellikle 0-3 yaş dönemi, beyin gelişiminin en hız...
Sigaraya yeni yasaklar yolda...
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sigara içilen alanları ve sigara içme görüntülerini azaltmaya yönelik bir mevzuat çalışmamız var. En kısa sürede Meclis'e sunacağız" dedi. Memişoğlu, "Siga...
Birleşmiş Milletler: 'Küresel su iflası' dönemine girildi
Birleşmiş Milletler’in yeni raporu, dünyada “küresel su iflası” dönemine girildiğini ortaya koydu. Rapora göre 6,1 milyar kişi tatlı su kaynaklarının risk altında olduğu ülkelerde yaşarke...
Bambu filizi sağlık dağıtıyor!
İngiliz bilim insanları tarafından yayımlanan ilk kapsamlı akademik derleme, bambu filizlerinin diyabetten kalp hastalıklarına kadar birçok dertle savaştığını ortaya koydu. İngiltere’deki...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Evrim Alasya'dan 'evlilik' açıklaması
Kızılcık Şerbeti dizisinde 'Kıvılcım' karakterini canlandıran oyuncu Evrim Alasya, katıldığı bir programda "Evlilik doğamıza uygun olsaydı bu kadar insan patır patır boşanmazdı" dedi. Oyu...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Yarasalardan bulaşan ölümcül virüse karşı uyarı!
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Hindistan’da yarasalardan bulaşarak yayılıp, ölümcül risk taşıyan ‘Nipah virüsü’ne ilişkin, "Türkiye için bir tehdit veya risk şu anda yok. Bu virüs, meyve yarasalarından bulaştığı için Türkiye’de yarasalarla da temas ortamı olmadığı için güvendeyiz. Özellikle yurt dışına seyahate giden kişilerin seyahat boyunca dikkatli olmaları lazım" dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.