Ekrem İmamoğlu'ndan 'kurultay' mesajı: 'Engellenirse, siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız'
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'deki Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin 'kurultay' taleplerini reddeden tavrına ilişkin “Kurultay zorla engellenirse, siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız" mesajı verdi. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu için de "Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kaale almamasını tavsiye ederim” dedi.
Marmara (Silivri) Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'nin 38'inci kurultayına yönelik 'mutlak butlan' kararı başta olmak üzere gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kararla partide genel başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu’nu “dahili bedhah kayyım” olarak tanımlayan İmamoğlu, "Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâle almamasını tavsiye ederim" dedi.
Kılıçdaroğlu ve ekibine yönelik "İnanın, iktidarın onlara biçtiği rolü koşa koşa kabul edenlerin hiçbir önemi yok. Milletimiz de onlara bakıp hiç canlarını sıkmasın" diyen İmamoğlu, olası yeni parti hamlesine ilişkin de "Şimdi bine yakın delegemiz kurultay için imzasını verdi. Biz hala kurultayımızın gerçekleşmesi için uğraşıyoruz. Fakat CHP’lilerin talebi olan kurultay zorla engellenirse, milletin yürüyüşünü yavaşlatmak bir yana, giderek hızlandıracak yola siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız" mesajı verdi.
İlke TV'den Ahmet Ayva'nın sorularını yanıtlayan İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"19 MART DARBESİ DEVAM EDİYOR"
Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP’ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve ‘Erdoğan sonrası’ için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var.
Karşılarında ise milletiyle bağını her geçen gün daha fazla sağlamlaştıran bir siyaset, Türkiye için hayal kuran, hedefleri olan ve güçlü bir hareket var. Milletin umutları ve yarınları var. Türkiye’nin bir gün barış ve huzur içerisinde bir ülke olma imkanını sahiplenenler var.
Öyle bir süreç yürütülüyor ki milletin yaşayacağı tehlikeyi her gün canlı canlı gözlerimizle görüyoruz. HSK yeni adli yargı kararnamesini yayınladı işte. Yargıda binlerce savcı-hakimin, siyasetten emir alan, gruplaşmalara dahil olanların dahi yeri değişiyor. Neden? Çünkü 19 Mart’ta başlayan darbe hala sürüyor. Bu darbe bize değil, tüm Türkiye’ye yapılıyor. Bugün benim diplomamı alan yarın sizlerin bankadaki parasına, tapusuna, malına mülküne çöker demiştim. Aynı dediğim gibi oluyor. Şimdi de diyorum ki: Bugün sahadaki piyonlarıyla CHP’ye zorla çökenler, yarın bu ülkenin bütün partilerine, seçim kurullarına çöker ve çökecektir.
19 Mart’ta başladı bu darbe, Cumhurbaşkanı adaylığım engellenmek istendi. Fakat hazırlıklar, bu tarihten de önce başladı.
"REJİM DEĞİŞİKLİĞİ OPERASYONU"
Hakkımda siyasi yasak istenen Ahmak Davası’nın yargıcı görevden alındı ve hakkımda mahkumiyet kararı verildi. Karar istinaftayken bütün yargıçlar değiştirildi ve böylece itirazım reddedildi.
Diploma ceza davasının yargıcı görevden alındı. Diploma idare davasına bakacak mahkeme ‘yeniden’ oluşturuldu ve hemen davamı reddetti. Kararı istinaf ettik, bu kez istinaf dairesinin mahkeme başkanı görevden alındı ve hemen ondan sonra talebim reddedildi.
19 Mart Darbesi’nin ürünü İBB iddianamesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi baştan oluşturuldu.
Son kararname ile bu kez Casusluk Davasının mahkeme başkanı dosyadan alındı.
Yine son kararnameyle Tuzla Belediye Başkanının açtığı davanın, daha önce hakkımda beraat kararı veren yargıcı da görevden alındı.
Şimdi son kararnameyle bu zatın tüm yargıyı kendi ajandasına göre tasarladığını görüyoruz. Birlikte İBB iddianamesini hazırladıkları kişinin Ankara Başsavcısı yapılmasını bu millet nasıl yorumlasın yani? Koskoca Adalet Bakanlığı’nın, herhangi bir il başkanlığı zihniyetiyle ve ekipçiliğiyle yönetilmesini yargı mensupları ve hukukçular nasıl yorumlayacak?
Ben yargı mensuplarına ve hukukçulara sesleniyorum: Böylesi vahşi bir siyasi yargı düzeni oluşturanlara sesini çıkarmayanlar, kendisini nereye, nasıl konumlandıracak? ‘Ama ses çıkaramazlar, konuşamazlar’ bahanesini kabullenmek ve devletin yargısı adına bunu kaldırmak mümkün değildir. Bakın işte, sesini çıkarmayana, hatta onlardan emir alana bile tenzili rütbe uygulanıyor. Biliyorum ki bu ülkede namuslu, liyakatli, derdi milletine ve devletine hizmet olan şerefli yargı mensupları da var. Onlar konuşmadan, uyarmadan, sesini çıkarmadan, millet de devlet de bu kara düzenden kurtulamayacak.
Bunun adı 19 Mart darbesidir. Bu darbe bir rejim değişikliği operasyonudur. Hedefi milletin iradesini elinden almaktır. Bu operasyona dur diyecek olan da millettir. Milletin sesi olacak güçlü siyasettir. Biz insanımızın iradesini korumaya devam edeceğiz.
"DAHİLİ BEDHAH KAYYIMI KÂLE ALMAYIN"
“Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem, ilgilenmiyorum da. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâle almamasını tavsiye ederim. Çünkü Türkiye’nin ondan çok daha önemli, çok daha ciddi meseleleri var.
Benim gördüğüm, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletin gündeminden koparılmak istendiğidir. İktidarın en büyük arzusu da bu zaten. Çünkü onlar Cumhuriyet Halk Partisi’nin emeklileri, gençleri, işsizleri, çiftçileri, kadınları, kaçıp giden yatırımları, açlığı, umutsuzluğu konuşmasını değil; hukuk maşa yapılarak sanki bir iç mesele varmış gibi onunla meşgul olmasını istiyor. Muhterisler, milyonlarca insanın umudunu büyüten, Türkiye’nin birinci partisi olmuş, iktidara yürüyen bir partiyi kendi içine kapatıyor, enerjisini milletin sorunlarından koparmaya çalışıyor.
"KASTETTİKLERİ BAŞKA DEVLETLERİN AKLI OLABİLİR"
Türk devletinin aklı, milletinin aklını rehber edinirse anlam taşır. Devlet yönetimi ne zaman milletin aklından, halkın vicdanından, kamunun menfaatinden ve adaletten uzaklaşırsa, orada akıl kendini inkâr eder ve birilerinin hizmetine girer. Burada devlet aklı gider, vesayet aklı gelir.
Bunların ‘devlet aklı’ dediği, beceriksizlik ile iç içe geçmiş kötülüğün perdesi olarak kurgulanmıştır. Meşruiyetini yurt dışında arayan bir anlayış, devlet aklının yanından geçmez. Belki başka devletlerin aklı olabilir kastettikleri. Koltuk uğruna Cumhuriyeti, demokrasiyi ortadan kaldırmaya çalışan akıl, benim devletimin aklı olmaz.
"ERDOĞAN SONRASI İÇİN KÖŞE KAPMACA OYNAYAN SEFİL BİR YAPI VAR"
Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP’ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve ‘Erdoğan sonrası’ için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var.
Öyle bir süreç yürütülüyor ki milletin yaşayacağı tehlikeyi her gün canlı canlı gözlerimizle görüyoruz. HSK yeni adli yargı kararnamesini yayınladı işte. Yargıda binlerce savcı-hakimin, siyasetten emir alan, gruplaşmalara dahil olanların dahi yeri değişiyor. Neden? Çünkü 19 Mart’ta başlayan darbe hala sürüyor.
"KURULTAY ENGELLENİRSE HAZIRIZ"
CHP birdir, zorla esir alınmış ve CHP delegesinden değil, Erdoğan’dan medet umanların eline geçmiştir. Zor kullanarak, şaibeli yargı süreçleri oluşturarak, medyada iftira kampanyaları düzenleyerek işgal edilmiştir CHP. Bu operasyon, 19 Mart’ta başlayan darbenin ikinci adımıdır. Sahibi de Erdoğan’dır.
Partimizin delegesinin iradesi Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’i lider olarak seçmiştir. Hukukun gereği olan kurultay kararının verilmesi halinde yine seçecektir. Fakat kayyım olmak için kırk takla atanlar gördüğümüz üzere kurultaydan adeta kaçmaktadır. CHP’nin delegesinden utanmaktadır. Genel merkez binamıza polisle girerek partiyi yönetebileceklerini zannetmiş ve adeta çöktükleri genel merkezimizde ‘CHP’cilik’ oynayacak hale gelmişlerdir.
İnanın, iktidarın onlara biçtiği rolü koşa koşa kabul edenlerin hiçbir önemi yok. Milletimiz de onlara bakıp hiç canlarını sıkmasın.
Şimdi bine yakın delegemiz kurultay için imzasını verdi. Biz hala kurultayımızın gerçekleşmesi için uğraşıyoruz. Fakat CHP’lilerin talebi olan kurultay zorla engellenirse, milletin yürüyüşünü yavaşlatmak bir yana, giderek hızlandıracak yola siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız. Bu iktidara bir seçimin daha hediye edilmesine izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim.
Türkiye’de artık CHP değil, çok partili siyaset ve Cumhuriyet tehlike altındadır. Demokrasi ve adalet tarumar edilmiştir. Bizler bu sorumlulukla 86 milyon yurttaşımızın mücadelede azim ve kararlılığa sahip insanlarız.
'SÜREÇ' MESAJI: TEK SEBEBİ KÜRTLERİN OY GÜCÜ
Böyle bir iktidar anlayışı ile elbette bu süreç hiçbir yere varmaz. Bugün böyle bir süreç varsa bunun tek sebebi Kürt yurttaşların oy gücüdür. Bu işe sadece çatışmayı bitirme mantığıyla bakarak yol yürünemez. Türkiye olarak bu süreci yalnızca değişerek, dönüşerek ve demokratikleşerek başarıyla sonuçlandırabiliriz. ‘Silahlar bırakılsın, barış olsun’ buna kim itiraz edebilir. Burada çıkacak yasalar da silah bırakma aşamasından ileri gitmeyecektir. Güvenlik meselesini, terör meselesini ihmal etmeden Kürt meselesini haklar ve özgürlükler meselesi, demokrasi meselesi, millet olarak zenginleşme, refah ve kalkınma meselesi olarak ele almak gerekirdi. Bu yapılmayıp mesele terör parantezine sıkıştırıldıkça hem haklar ve özgürlükler kısıtlanmaya devam edecek hem de millet olarak demokrasimizden ve refahımızdan feda etmeye devam edeceğiz.
Biz bu nedenle ‘Terörsüz Türkiye’ şeklinde adlandırılan bu sürecin ‘Terörsüz ve Demokratik Türkiye’ şeklinde genişletilmesini önerdik. Fakat iktidarın, özellikle de bu süreci kendi çıkarına olacak biçimde dar tutma eğilimini de görüyoruz ve bunu değiştirmeye çalışıyoruz. İktidar açıkça demokrasiye ve hukuk devletine dönmek istemiyor. Bu dönüşümü varlıklarına, iktidarlarına bir tehdit olarak görüyorlar. Böyle bir yaklaşımla ancak liderlik düzeyinde bireysel pazarlıklar olur. Yurttaş lehine buradan bir şey çıkmasını bu haliyle çok zor görüyorum."
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Kılıçdaroğlu, 'çerçeve yasa'yı iktidardan daha çok savundu
CHP Genel Başkanlığı'na 'mutlak butlan' olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, 81 il başkanıyla gerçekleştirdiği toplantıda çerçeve yasaya ilişkin mesaj verdi. Kılıçdaroğlu, "Bu ülkenin huzuru...
Ahmet Özer: 'Bu kararı kesinlikle kabul etmiyoruz'
Görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası'nda 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin, “Hakkımdaki bu kararı kesinlikle...
Kayyım atanan 11 şirket ile 3 derneğin ismi belli oldu
Süleymancılara yönelik düzenlenen 3'üncü dalga operasyonunda 54 isim hakkında gözaltı kararı çıkartıldı, 11 şirket ile 4 derneğe kayyım atanmasına karar verildi. Kayyım atanan şirket ve d...
Diyarbakır Barosu'ndan 'sarı torba'ya suç duyurusu
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kocaelispor-Amedspor karşılaşmasında Amedspor tribünlerine doğru “sarı torba” sallanmasıyla ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Ba...
Cem Küçük soruşturmasında yeni gelişme
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Cem Küçük soruşturması kapsamında; İsmail Çanak, Serdar Özyurt ve Ahsen Melek Kocatürk hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Tutuklu bu...
MHP Lideri Bahçeli'den Malazgirt Zaferi Mesajı
MHP lideri Devlet Bahçeli'den Malazgirt Zaferi mesajı geldi. Bahçeli, "26 Ağustos 1071 tarihli Malazgirt Zaferi, işte böylece tarihin seyrini yeniden biçimlendiren, coğrafyaların istikame...
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli bir araya geliyor
Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenecek programlara katılacak olan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ile de bir ar...
Süleymancılara 3'üncü dalga operasyon: 54 gözaltı kararı, 11 şirket ile 3 derneğe kayyım
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü 3'üncü dalga operasyonu kapsamında 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ayrıca soruşturma kapsamınd...
Sağanak yağış ve kuvvetli rüzgar geliyor!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 25 Ağustos Salı gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre; Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Doğu Karadeniz, Ordu, Tokat, Erzincan, Ardahan ve...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Şahan Gökbakar’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı
Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında ifadeye çağırılan Şahan Gökbakar'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Gökbakar ifadesinde, "Kendisi bende hiçbir zaman güven uyandırmamıştır. A...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı
İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece etkili kararlar verebiliyor. Peki onların davranışları bize doğru karar vermek konusunda ne öğretebilir?





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.