'Binlerce yıllık geçmişi koruyan uzmanların, kendi gelecekleri belirsiz'
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde görev yapan arkeolog, müze araştırmacısı, antropolog, etnolog ve sanat tarihçilerinden oluşan Kültürel Miras Uzmanları Platformu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda açık şekilde tanımlanmayı, Teknik Hizmetler Sınıfı'nda A Grubu statüsüne geçirilerek, 4200 ek göstergeden yararlandırılmayı talep etti. Kamuda çalışan bir arkeolog, "Türkiye’nin binlerce yıllık geçmişini koruyan uzmanların, kendi gelecekleri konusunda bu kadar belirsizlik yaşaması gerçekten ironik" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde görev yapan arkeologlar, müze araştırmacıları, antropologlar, etnologlar ve sanat tarihçilerinden oluşan Kültürel Miras Uzmanları Platformu, mesleklerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda açık şekilde tanımlanmasını, Teknik Hizmetler Sınıfı’nda A Grubu statüsüne geçirilmesini ve 4200 ek göstergeden yararlandırılmasını talep ediyor.
Kültürel Miras Uzmanları Platformu, geçen yıl TBMM Dilekçe Komisyonu’na 3 bin 211 imzalı başvuru yaptı. Başvuru sonucunda, TBMM Dilekçe Komisyonu kararıyla, ilgili unvanların ekonomik ve mesleki mağduriyet yaşadığının resmen tespit edildiğini belirten platform üyeleri, 7 Ekim 2025 tarihinde bu kararın, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı’na gönderildiğini, ancak sorunlarıyla ilgili hala bir çözüm üretilmediğini ifade ediyor.
"BAŞKA KADROLAR DAHA YÜKSEK MALİ HAKLARA SAHİP OLABİLİYOR"
ANKA Haber Ajansı'na konuşan kamuda çalışan arkeolog, yaşadıkları mağduriyeti, şu sözlerle anlattı:
"Zorunlu altyapı uygulamalarında, arkeolojik sondaj süreçlerinde, kaçak kazı dosyalarında, teknik değerlendirmelerde rapor yazıyoruz. Vatandaşın mülkiyet hakkını etkileyen süreçlerde sorumluluk alıyoruz. Koruma kurullarına dosya hazırlıyoruz. Ama ironik olan şu: 2 yıllık tekniker olarak göreve başlayıp sonradan mühendislik tamamlayan bir personel, bugün benden yaklaşık 15 bin lira daha fazla maaş alabiliyor. Üstelik benim taşıdığım teknik sorumluluğun tamamını da taşımıyor. Kurula dosya hazırlayan benim. Teknik raporu yazan benim. İmza sorumluluğu bende ama özlük haklarında geride olan yine benim."
Müzelerde çalışan arkadaşlarının durumunun daha da çarpıcı olduğunu aktaran arkeolog, "Binlerce tarihi eserin zimmet sorumluluğunu taşıyorlar. Kazı süreçlerinde görev alıyorlar. Kaçakçılık dosyalarında uzman görüşü sunuyorlar. Tarihi eserlerin korunması, belgelenmesi ve sorumluluğu onların omzunda. Ama aynı kurumda, bazen yalnızca koordinat alıp mevcut hazır veriyi kullanan başka kadrolar daha yüksek mali haklara sahip olabiliyor" dedi.
"SORUNUN GERÇEK OLDUĞUNU KABUL ETTİ AMA 2026'YA GELDİK, HALA AYNI NOKTADAYIZ"
Maaşta, özlük ve emeklilik haklarında diğer personele göre geride kaldıklarını söyleyen arkeolog, "Türkiye’nin binlerce yıllık geçmişini koruyan uzmanların, kendi gelecekleri konusunda bu kadar belirsizlik yaşaması gerçekten ironik. Biz geçmişi okuyoruz. Toprağın altındaki binlerce yıllık katmanları çözüyoruz. Medeniyetlerin yükselişini, çöküşünü, adalet anlayışını inceliyoruz. Ama kendi mesleğimizin uğradığı adaletsizliği anlatmakta zorlanıyoruz" diye konuştu.
Arkeologların 1987’de teknik hizmetler sınıfına alındığını ancak 1994’te 4 yıllık lisans mezunu arkeologların, teknik hizmetler içinde yanlış gruplandırmayla 2 yıllık teknik personelle aynı alt grupta değerlendirildiğini anlatan arkeolog, "İşte bugünkü mağduriyetin temeli burada atıldı. Çünkü biz sahada teknik sorumluluk almaya devam ettik ama haklarımız o sorumluluğa göre gelişmedi" ifadelerini kullandı.
2025’te TBMM Dilekçe Komisyonu’nun bu mağduriyeti açık şekilde tespit ettiğini söyleyen arkeolog, "Sorunun gerçek olduğunu kabul etti ama 2026’ya geldik biz hala aynı noktadayız. Türkiye’nin geçmişini koruyan insanlar olarak kendi geleceğimiz için adalet bekliyoruz çünkü mesele sadece maaş değil, bu bir meslek itibarı, eşitlik ve hakkaniyet meselesi" dedi.
ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
142 gösterimde 33 bini aşkın seyirciyle buluştu
İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), 2025-2026 sezonunda sahnelediği 9 oyunla 142 gösterimde 33 bin 71 seyirciye ulaştı. Dört yeni oyunun yanı sıra gençlik çalışmaları,...
"Yokluğunuzda sizin evim olduğunuzu anladım"
Türk rock müziğinin sevilen ismi Şebnem Ferah, 6 yıllık aranın ardından İstanbul'da hayranlarıyla buluştu. KüçükÇiftlik Park'ta sahneye çıkan Ferah, konserine "Okyanus" şarkısıyla başlark...
Kemal Anadol Ayvalık’ta Okurlarıyla Buluşacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 15 ve 16. dönem Zonguldak, 18, 22 ve 23. dönem CHP İzmir Milletvekili olarak görev yapan yazar ve avukat Kemal Anadol, son eseri Hoşça kal Midilli kapsamı...
Toprağın Altında Saklanan Sır: Cem Kozlu’dan Sandima Tableti
Bazı kitaplar daha ilk sayfalarında okura yalnızca bir hikâye anlatmayacağını belli eder. Bir kapı aralar, o kapının ardında hem geçmişin tozu hem bugünün karanlığı vardır. Cem Kozlu’nun ...
Silivri 1. Kültür ve Edebiyat Günleri bugün başlıyor
Silivri Belediyesi 1. Kültür ve Edebiyat Günleri bugün başlıyor. Silivri Belediyesi, 3-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Edebiyat Günleri’ne ev sahipliği yapacak. Silivri Belediyesi, İst...
29'uncu Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başladı
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bugün başladı. Kült Kavaklıdere Sineması, Mamak Belediyesi Muhsin Ertuğrul Sahnesi ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültü...
Balenin genç yıldızları ödüllerini gala gecesinde aldılar
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen, Koluman Holding ana sponsorluğunda gerçekleşen, sanat yönetmenliğini Demet Gökçelik‘in üstlendiği 7. İstanbul Uluslararası Ba...
Nâzım Hikmet, Kırşehir Belediyesi tarafından hazırlanan programla anılacak
Kırşehir Belediyesi, ölümsüz eserleriyle dünya çapında iz bırakan şair Nâzım Hikmet için özel bir anma etkinliği hazırladı. 3 Haziran 2026 Çarşamba günü saat 20.00’de başlayacak program, ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
DJ Mahmut Orhan köyünde konser verdi!
Dünya sahnelerinde fırtınalar estiren ünlü Türk DJ ve prodüktör Mahmut Orhan, bayram tatili için gittiği memleketinde köy halkına unutulmaz bir sürpriz yaptı. Bayram sofrası paylaşımıyla ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Grip sanılıyor ama alerji olabilir: Sabah saatlerine dikkat!
Havaların ısınmasıyla doğada polen yoğunluğu artarken, alerjik bünyeye sahip kişiler için zorlu dönem başladı. Dr. Öğr. Üyesi Ömer Çelikal, özellikle ilkbahar ve yaz başında havadaki polen miktarının zirveye ulaştığını belirterek, alerjik rinit ve benzeri solunum yolu rahatsızlıklarına karşı yurttaşları uyardı.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.