Yukarı
448034

Kahveyi yanlış saatte içiyor olabilirsiniz

23 Mayıs 2026 10:29

Kahve, dünyanın en sevilen ve en çok tercih edilen içecekleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre özellikle bilişsel performansa iyi geliyor. Bunun için de doğru zamanda tüketilmesi gerekiyor. 

“Kahve ancak bu şekilde odaklanmayı ve zihinsel canlılığı destekleyebilir’’ diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz ‘’Yanlış saatte içildiğinde ise çarpıntı, huzursuzluk, mide yanması, titreme, gün içi enerji dalgalanması     ve gece uyku sorunlarına zemin hazırlayabilir. Yani mesele kahvenin kötü olması değil. Mesele, biyolojimize uygun saatte içilmesidir’ dedi ve bu konuda ezber bozan bilgiler verdi:

Düşman değil ama dozu ve zamanı önemli

Kahve birçok insan için keyifli, sosyal ve zihinsel olarak destekleyici bir alışkanlıktır. Ancak her vücudun kafeine verdiği yanıt aynı değildir. 

Bazı insanlar kahveyi hızlı metabolize eder, bazıları ise kafeinin etkisini saatlerce taşır. Bu nedenle kendinizi dinleyin. Kahveden sonra çarpıntı, huzursuzluk, mide yanması, titreme, ani açlık, öğleden sonra çöküş ya da gece uyku bölünmesi yaşıyorsanız, kahveyi suçlamayın ama saatini mutlaka sorgulayın.

Saat 17.00’den sonra neden riskli?

Kahvenin ikinci kritik saati akşamüstüdür. Özellikle 17.00’den sonra içilen kahve, farkında olmadan gece uykusunu bozabilir. Çünkü kafein vücutta hemen kaybolmaz. Kişiden kişiye değişmekle birlikte, kafeinin etkisi saatlerce sürebilir. Hatta kahveden 6 saat sonra bile kafeinin önemli bir kısmı vücutta aktif kalabilir.

Bu nedenle akşamüstü içilen kahve, gece yatağa girdiğimizde hala beynin uykuyu başlatma sistemine müdahale ediyor olabilir.Burada sorun sadece uykuya dalamamak değildir. Bazı kişiler uyuduğunu zanneder, ama uyku yüzeyselleşir. Gece bölünmeleri artar, derin uyku azalır.

Kimler dikkatli olmalı?

Ertesi sabah daha yorgun uyanırız. Yorgun uyanınca yine kahveye sarılırız. Böylece kahve uykusuzluğu kapatır gibi görünür ama bazen uykusuzluğun devam etmesine de katkı verir. Bu yüzden özellikle uyku sorunu yaşayan, gece sık uyanan, sabah dinlenmemiş kalkan, çarpıntı ya da kaygı yaşayan kişiler için 17.00 sonrası kahve masum olmayabilir.

Çözüm önerileri

1- Sabah uyanınca ilk ritüeliniz su içmek olsun. Gece boyunca susuz kalan vücut, kahveden önce suya daha çok ihtiyaç duyar.

2- Gün ışığı alın. Sabah ışığı beynin biyolojik saatine güçlü bir uyanma sinyali gönderir.

3- Aç karnına kahve içmeyin. Çarpıntı, titreme, mide yanması ya da huzursuzluk yaşıyorsanız, kahveyi küçük bir kahvaltıdan sonra içmeyi deneyin.

KEYİF İÇİN TÜKETİN

4- Uyku sorununuz varsa, kahve saatini erkene çekin. Gece sık uyanıyorsanız, son kahvenizi öğleden sonra erken saatlerde bitirmeyi deneyin.

5- Kahveyi yorgunluğu bastırmak için değil, keyif ve odak için tüketin. Sürekli kahveyle ayakta kalmaya çalışmak altta yatan uyku, stres veya beslenme sorununu örtebilir.

6- Birden kesmek yerine kademeli olarak azaltın ve içme saatinizi kaydırın. Sabah kahvesine çok alıştıysanız, önce 15 dakika, sonra 30 dakika geciktirerek ilerleyin.

7- Vücudunuzun verdiği sinyali takip edin. Kahveden sonra gerginleşiyorsanız, sorun kahve değil, miktar veya zamanlama olabilir.

Bu önerilerin amacı kahveyi hayatımızdan çıkarmak değil; kahveyi beynimizin ve vücudumuzun ritmine uygun hale getirmektir. Çünkü beyin sadece kafeinle uyanmaz. Işıkla uyanır, hareketle uyanır, dengeli kan şekeriyle uyanır ve en önemlisi panikle değil, ritimle uyanır.

Sabah erken içmek neden herkese iyi gelmez?

Uyandığımızda vücudumuz zaten kendi uyanma sistemini çalıştırır. Sabah saatlerinde kortizol dediğimiz hormon doğal olarak yükselir. 

Bu hormon sadece stres hormonu değildir; aynı zamanda sabah bizi ayağa kaldıran, kan şekerini ve enerji kullanımını düzenleyen, vücuda “güne başlıyoruz” mesajı veren biyolojik bir sinyaldir.

Tam bu sırada, özellikle aç karnına kahve içersek, zaten aktif olan uyanıklık sisteminin üzerine bir de kafein eklemiş oluruz. Bu da bazı kişilerde vücudu daha enerjik değil, daha alarmda hissettirebilir.

Kalp biraz daha hızlı atar. Eller titreyebilir. İç sıkıntısı gelebilir. Zihin açık gibidir ama vücut huzursuzdur. Sonra birkaç saat içinde enerji düşer ve kişi yeniden kahveye yönelir.

Beyni nasıl etkiler?

Kafeinin temel etkilerinden biri adenozin sistemidir. Adenozin, gün içinde beyinde biriken ve bize ‘yoruluyorsun, dinlenme zamanı geliyor’ mesajı veren bir moleküldür. Kafein, adenozinin bağlandığı reseptörleri bloke eder. Yani yorgunluğu ortadan kaldırmaz; bir süreliğine beyne yorgunluk sinyalini duyurmaz.

Bu yüzden kahve içince kendimizi daha uyanık hissederiz. Ama uykusuzluk, stres, açlık ya da kötü beslenme devam ediyorsa, kahve sorunu çözmez; sadece üzerini örter. Sabah uyanır uyanmaz kahve içtiğimizde ise iki sistem üst üste biner: Doğal kortizol uyanışı ve kafeinin uyarıcı etkisi. Bazı kişilerde bu birleşim iyi bir odaklanma yaratırken, bazı kişilerde gerginlik, çarpıntı ve ani enerji düşüşü yapabilir.

En doğru zaman hangisi?

Çoğu kişi için daha dengeli olan seçenek, kahveyi uyanır uyanmaz değil, yaklaşık 60-90 dakika sonra içmektir. Böylece vücudun kendi uyanma sistemi biraz çalışır, kortizol dalgası daha doğal akar, kan şekeri ve sıvı dengesi toparlanır. Sabah yüzü yıkamak, evin içinde birkaç dakika hareket etmek ve mümkünse protein içeren küçük bir kahvaltı yapmak vücudu daha yumuşak uyandırır. Sonrasında içilen kahvenin etkisi daha sağlıklı hissedilir. Sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Aile hekimi uyardı: 'Bilinçsiz vitamin kullanımı sağlığı riske atıyor'

Sağlıklı bireylerin yalnızca daha enerjik hissetmek veya hastalıklardan korunmak amacıyla vitamin kullanmasının bilimsel açıdan yanlış olduğunu belirten Aile Hekimi ve Check-Up Uzmanı Dr....

Sıcak hava dalgaları neden kadınları daha fazla etkiliyor?

Dünya genelinde rekor kıran sıcak hava dalgaları, kadınların kardiyovasküler sistemleri üzerinde adeta bir "stres testi" etkisi yaratıyor. Bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri; hormon...


Kahve tüketimi karaciğer kanseri ve siroz riskini azaltıyor mu?

Kahve tüketiminin karaciğer yağlanması, karaciğer enzim yüksekliği ve karaciğerde sertleşme olarak tanımlanan fibrozis üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirten Gastroenteroloji Uzman...

Sıcaklarda doğru beslenmeye dikkat!

Uzmanlar, yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte yalnızca sıvı değil mineral kaybının da yerine konulması gerektiği uyarısında bulundu. Dengeli beslenme, mevsim sebze ve meyveleri ile ay...


Uzmandan uyarı: 'Yazın sinek ısırıklarını hafife almayın'

Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla sivrisinek ve diğer böcek ısırıklarının da daha sık görülmeye başladığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Osman Vural, “Hava sıcaklıklarının yükselm...

Yaz aylarında doğal ve sağlıklı cilt bakımı...

Hem cildin nem dengesini korumak hem de güneşin yıpratıcı etkilerinden arınmak için yaz aylarında doğal ve sağlıklı cilt bakımı... Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar ve ...


Uzmanlardan açık havada çalışanlara hayati uyarılar!

TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Figen Şahpaz, aşırı sıcaklarda açık havada çalışan emekçilerin ciddi risk altında olduğunu belirterek gerekli önlemler a...

Masa başı çalışanlar dikkat: Her saat başı 5 dakikalık mola verimliliği artırıyor

Columbia Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir araştırma, masa başında uzun süre hareketsiz oturmanın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmanın en etkili yolunu ortaya koydu. B...


Babalık bir erkeğin beynini ve hormonlarını nasıl değiştiriyor?

Annelik sürecinde kadınların yaşadığı biyolojik ve hormonal değişimler tıp dünyasında uzun yıllardır bilinirken, güncel araştırmalar erkeklerin de babalığa biyolojik olarak hazırlandığını...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Tuba Büyüküstün'den samimi boşanma itirafı: 'Hayatımın en zor dönemiydi'

Ünlü oyuncu Tuba Büyüküstün, katıldığı dijital yayında evliliğini sonlandırma süreci, annelik öncelikleri ve toplumsal cinsiyet rolleri hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaşadı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Aile hekimi uyardı: 'Bilinçsiz vitamin kullanımı sağlığı riske atıyor'

Sağlıklı bireylerin yalnızca daha enerjik hissetmek veya hastalıklardan korunmak amacıyla vitamin kullanmasının bilimsel açıdan yanlış olduğunu belirten Aile Hekimi ve Check-Up Uzmanı Dr. Füsun Güneşdoğdu, “Doğal besinlerden alınan vitaminler hem daha güvenli hem de daha etkilidir.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR