Yukarı
443281

Obezite ve Kilo Artışı Hangi Riskleri Taşıyor?

03 Mart 2026 16:54

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, obezitenin özellikle bel çevresinde yağlanma ile seyrettiğinde insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, reflü, safra kesesi sorunları ve fıtık gibi riskleri artırabildiğini; bu nedenle bel çevresi ölçümü, metabolik değerlendirme ve kişiye özel takip ile daha yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Obezite, yalnızca “kilo fazlalığı” olarak görülmemesi gereken, tüm vücudu etkileyen bir sağlık durumudur. Yağ dokusunun artması; kalp-damar sistemi, solunum sistemi ve sindirim sistemi üzerinde ek yük oluşturur. Bu tablo, günlük yaşamda yorgunluk ve nefes darlığı gibi yakınmalarla başlayabilir; zamanla kan şekeri ve tansiyon kontrolünü zorlaştıran, inflamasyonu artıran bir zemine dönüşebilir.

Sindirim sistemi şikâyetleri daha sık görülebilir

Kilo artışıyla birlikte karın içi basınç yükselme eğilimi gösterir. Bu durum mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırarak reflü yakınmalarını belirginleştirebilir. Göğüste yanma, ağıza acı su gelmesi, gece artan şikâyetler ve sık hazımsızlık hissi bu dönemde daha sık gündeme gelebilir. Yağlı ve yüksek kalorili beslenme alışkanlıkları bu tabloyu ağırlaştırabilir.

Safra kesesi ve fıtık riski neden artar?

Obezite; safra taşı oluşumuna yatkınlığı artırabilen faktörlerden biridir. Ayrıca karın duvarına binen yükün artması, özellikle karın ve kasık fıtıklarının oluşma riskini yükseltebilir ya da var olan fıtıkların şikâyetlerini belirginleştirebilir. Karında şişkinlik, ağrı, kasıkta dolgunluk hissi veya eforla artan rahatsızlık gibi bulgular ihmal edilmemelidir.


Obezitede insülin direnci daha sık görülür; bu da kan şekeri dengesinin daha kolay bozulmasına zemin hazırlar. Tansiyon kontrolü zorlaşabilir ve kalp-damar hastalıkları açısından risk artabilir. Diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi veya kalp hastalığı gibi ek rahatsızlıkları olan bireylerde etkiler daha belirgin seyredebilir.

Obezite tedavisinde hangi yöntemler uygulanır?

Obezite tedavisi çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. İlk basamakta beslenme düzeninin yeniden planlanması, porsiyon kontrolü, davranış değişikliği ve düzenli fiziksel aktivite temel adımlardır. Gerektiğinde endokrinoloji ve diyetisyen desteğiyle medikal tedaviler gündeme gelebilir.

Vücut kitle indeksi belirli sınırların üzerinde olan ve eşlik eden hastalıkları bulunan bireylerde bariatrik cerrahi seçenekleri değerlendirilir. En sık uygulanan yöntemler arasında tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) ve gastrik bypass yer alır. Uygun hastalarda mide balonu gibi endoskopik yöntemler de planlanabilir. Hangi yöntemin tercih edileceği; hastanın kilosu, metabolik hastalıkları, yaş, daha önce geçirdiği operasyonlar ve yaşam alışkanlıkları göz önünde bulundurularak belirlenir.

Obezite cerrahisi yalnızca kilo kaybını değil; diyabet ve hipertansiyon gibi eşlik eden hastalıkların seyrini de etkileyebilen bir süreçtir. Ancak her hasta için uygun olmayabilir ve mutlaka ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Obeziteyle ilişkili risklerin yönetiminde düzenli takip, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi, uyku düzeni ve sürdürülebilir fiziksel aktivite temel başlıklardır. Şikâyetler sıklaşıyorsa veya eşlik eden hastalıklar varsa, kişiye özel planlama için hekim değerlendirmesi önem taşır.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Düşük kalorili diyetlere dikkat: 'Aç kalarak zayıflanmaz'

Toplumda yaygın olan ‘aç kalmadan zayıflanmaz’ inanışının yanlış olduğunu belirten Diyetisyen Banu Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji a...

Göz sağlığında 'sessiz hırsız' uyarısı

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Karahan, hiçbir belirti vermeden ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açan glokom (göz tansiyonu) hastalığına karşı uyardı. "Sessiz hırsız" olarak nite...


Sürekli halsiz hissediyorsanız dikkat!

Bahar aylarında artan yorgunluk, halsizlik ve motivasyon kaybı, vücudun mevsimsel değişimlere verdiği doğal bir tepki olarak öne çıkıyor. Uzman Diyetisyen Görkem Gökmen, bu sürecin doğru ...

'Aşısızlık oranı yüzde 10’un üzerine çıktı'

Aşı Haftası kapsamında yapılan uyarılarda, aşı oranlarındaki gerilemenin kızamık ve boğmaca gibi hastalıklarda artışa yol açtığı belirtildi. Uzmanlar, toplum bağışıklığı eşiğinin altına d...


Alerjiler baharı gölgeliyor

Polen mevsimiyle beraber alerjik rinit, astım ve göz alerjileri arttı. Baharın gelişiyle birlikte doğa canlanıyor, ancak milyonlarca kişi için bu dönem keyiften çok zorluk anlamına geliyo...

Yaşlılarda enfeksiyonlara karşı en etkili koruma 'aşı'

65 yaş üstü bireylerde enfeksiyon riski artarken uzmanlar "aşı" uyarısında bulundu. Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, aşılanmamış yaşlıların yoğun bakıma yatış ve ölüm oranlarının çok daha y...


Beyin sisiyle baş etmenin kolay yöntemleri

Beyninizin %73'ünün sudan oluştuğunu ve hafif bir susuzluğun bile "beyin sisi"ne yol açarak hafızanızı zayıflatabileceğini biliyor muydunuz? Uzmanlar, gün içinde yudumlayarak içeceğiniz 8...

Kan şekeri neden aniden yükselir?

Vücudun besinlere verdiği tepkiyi ölçen teknolojik cihazların yaygınlaşması, "kan şekeri takibi" tartışmalarını da beraberinde getirdi. Sağlıklı bireylerde ani şeker dalgalanmalarının uzu...


Ameliyatsız Parkinson tedavisiyle titreme durdurulabiliyor

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tıbbi tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda beyin pili ve akıllı ses ötesi ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Ünlü şarkıcı Mabel Matiz'e hapis istemi!

"Perperişan" şarkısının sözlerinde müstehcen betimlemelerin yapıldığı ve yaş sınırlaması olmaması gerekçesiyle çocuklar için tehlike arz ettiği iddiasıyla yargılanan Şarkıcı Mabel Matiz o...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Düşük kalorili diyetlere dikkat: 'Aç kalarak zayıflanmaz'

Toplumda yaygın olan ‘aç kalmadan zayıflanmaz’ inanışının yanlış olduğunu belirten Diyetisyen Banu Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji almak gerekir. Doğru şekilde kalori açığı oluşturulduğunda aç kalmadan da kilo verilebilir. Uzun süre aç kalmak ve çok düşük kalorili beslenmek metabolizmayı yavaşlatır. Bu durum sonrasında kontrolsüz yeme ataklarına ve tatlı krizlerine neden olabilir” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR