2. Dünya Savaşı’nın izleri Ankara’daki bir antikacıda günyüzüne çıktı
Ankara’da antikacılık işiyle uğraşan Hakan Şehri, 2. Dünya Savaşı’ndan günümüze ulaşan tarihi eserleri dükkanında sergiliyor.
Ankara’da yaşayan Hakan Şehri (55), 13 yıldır antikacılık işiyle uğraşıyor. Yıllar boyunca 2. Dünya Savaşı’ndan kalan nadir eserleri toplayan ve dükkanında sergileyen Şehri, sergilenen eserlerin, savaşın izlerini taşıyan önemli tarihi belgeler niteliğinde olduğu belirtti. Savaş koleksiyonu özellikle tarih meraklıları ve koleksiyonculardan yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Şehri, eserlerin büyük bölümünün orijinalliğini koruduğunu ve titizlikle muhafaza edildiğini vurguladı. Sergilenen eserlerin, 2. Dünya Savaşı’nın askeri ve sosyal yönünü yansıttığının altını çizen Şehri, amacının geçmişle günümüz arasında bir bağ kurmak ve tarihi canlı tutmak olduğunu söyledi. Antikacılığı ‘hastalık’ olarak tanımlayan Şehri, bu işi para için yapmadığını ve antikacılığın bambaşka bir dünya olduğunu açıklarken, yeni başlayacak olanlara da kendilerini uzun bir sürecin beklediğini ve sabretmeleri gerektiğini ifade etti.

"BU BİR SEVDA"
Antikacılığa meraktan başladığın ve yaklaşık 13 yıldır aralıksız bir şekilde sürdürdüğünü belirten Şehri, "Yaklaşık 13 yıldır profesyonel antikacıyım. Burası olduğu gibi başka şubelerimiz de var. Avrupa’dan ve Türkiye’den antika toplayıp, bu işi antika severlere taşıyoruz, onlara anlatıyoruz. Bu bir sevda. Sonuçta insanın içinde olan bir şey. Zaten bu meslek, profesyonel olarak yapmadan önce de içimde vardı. Avrupa’ya çıktığımızda; gidiyorduk, arıyorduk, bakıyorduk ve öğreniyorduk. Zaman içerisinde ne kadar öğrensen de yeterli olmuyor. Kendini geliştirmek zorundasın. Daha sonra da belirli bir aşamaya geldik. Artık topladıklarımız kaldırılamaz hale geldi. Ondan sonra dükkan açtık. Başarılı da olduğumuzu düşünüyorum" diye konuştu.

"ANTİKA KONUSUNDA AVRUPA’YA GÖRE ÇOK AŞAĞILARDAYIZ"
Türkiye’de antikacılığın yeni yeni gelişmeye başladığını, insanların finansal açıdan yavaş yavaş rahatlamaya başladığını ifade eden Şehri, "İlk zamanlar zorlandım. Bu işte eskiyle ilgili birçok şeyde bilginiz olmak zorunda. Bu işte bilgi şart. Bilgi varsa zaten değer var. Eski bir şeyi sokakta görüp de almadığınız veya antika pazarında değersiz gördüğünüz bir şeyi bilginiz varsa, onun değerli olduğunu anlayabiliyorsunuz ve antika değerini kazanmış oluyor. Ondan dolayı bilgi çok önemli. Her zamanda gelişime açık olmanız lazım. Çünkü Avrupa’ya göre çok aşağılardayız. Oradaki koleksiyoncularla temas içinde olacaksınız. Kendinizi geliştireceksiniz. Kendi ülkenizde de geçmişi geleceğe taşıyacaksınız. Antika konusunda gerideyiz. Çünkü insanlar finansal açıdan biraz daha rahatladılar. Avrupa’da daha farklı bir kültür var. Onlar, daha önceden bazı şeylere değer vermişler. Antikaları daha sonraki nesle ulaştırmaya çalışmışlar ama bizim halkımız yaşamaya çalışmış" şeklinde konuştu.

"ANTİKACININ DA, BU İŞİ SEVENLERİN DE HAYALLERİ VAR"
Antikacılığın bir sevda işi olduğunu ve herhangi bir antikacının bile hayallerinin sınırsız olduğunun altını çizen Şehri, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye’de de çok büyük koleksiyoncular oluşmaya başladı. İnsanlar ilgileniyor ve müzeler kuruluyor. Bunun desteklenmesi lazım. Desteklediğinizde bir sonraki nesle de geçmişten gelen o ürünleri aktarmak lazım. Antika işiyle uğraşmak isteyenlerin ilk önce birilerinin yanında bu işe biraz gönül vermeleri lazım. Bir şeyleri öğrenmeleri lazım. Bir anda hiçbir şeyin olması mümkün değil. Eğer bu işe gönül veriyorlarsa dost edinmeleri azım. Ondan sonra belli bir alanda başlamaları lazım. Çünkü bu işin bir sonu yok. Antikacılık çok zevkli ve insanı mutlu eden bir şey. Hayaller bitmez. Antikacının da, bu işi sevenin de hayalleri var. Antikacılık, antika pazarına gittiğinizde, iki tane bulunmaz bir şeyi bulduğunuzda ve anladığınızda bile mutlu eden bir şey. Güzel şeyler elime düşse de onları dükkanıma kazandırsam diye her zaman kafamda bir düşünce var."
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü'nün kazananı belli oldu!
Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü bu yıl, Muzaffer Kale’nin “Günün Yeri Boş Kalır” adlı kitabına verildi. Seçici kurul, Kale’nin şiirlerinde yalın, dingin ve bilge bir poetik dili başarıyla ku...
98. Akademi Ödüllerinin kazananları belli oldu
"Oscar Ödülleri" olarak da bilinen, sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden 98. Akademi Ödüllerinin kazananları belli oldu. Bu yıl 98'incisi düzenlenen Oscar Ödül Töreni, ABD'nin Los ...
İBB Şehir Tiyatroları ‘Sevgili Yelena Sergeyevna’ oyununu sahneye taşıyor
Oyunun tanıtım kitapçığında, yönetmen Bora Seçkin, şöyle söylüyor: “Sorular bu defa doğru şıkkı aramıyor, yanlışı tespit mesele... Uyarı; yanlışlar görmezden gelinirse bireysel ve toplums...
36 sanatçı, 36 güçlü kare: 'Kadın' sergisi sanatseverlerle buluşuyor
Ankara’da düzenlenen “Kadın” Fotoğraf Sergisi, Türk fotoğrafçılığının önemli isimlerini aynı çatı altında buluşturuyor. 36 sanatçının eserlerinden oluşan seçki, kadın teması etrafında şek...
Usta oyuncu Şevket Altuğ şaşırttı: Son haline yorum yağdı
Türk sineması ve televizyon tarihinin kült yapımlarında canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan usta sanatçı Şevket Altuğ, uzun süren sessizliğini doğum günü paylaşımıyla bozdu. Uz...
Oktay Kaynarca ve Emel Müftüoğlu 'Çatlı' filminin galasında buluştu
Abdullah Çatlı’nın hayatını konu alan “Çatlı” filminin gösterimi, Taşyapı etkinlik alanında düzenlenen iftar programıyla yapıldı. Galaya katılanlar arasında, aynı gün yürütülen uyuşturucu...
Sümeyra Çakır, NHKM’de anıldı... ‘Serçelerin süvarisi’
“Ortak Hayal” kavramı, sergiyle birlikte başka bir yöne evrildi, NHKM’nin “Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!” açıklaması, “enformasyon çağı” adı altında bireycilik ve rekabetçilikle örgüt...
Mersin Devlet Opera ve Balesi 'La Boheme' operasını sahneleyecek...
La Boheme operası Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek. Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), İtalyan besteci Giacomo Puccini'nin başyapıtlarından "La Boheme" operasını s...
Antalya'da 'Müzikal Rönesans' konseri sanatseverlerle buluştu
Antalya Devlet Opera ve Balesi "Müzikal Rönesans" konseriyle sahne aldı. DOB'dan yapılan açıklamaya göre, Antalya'da ilk kez seslendirilen Zelenka'nın virtüöz trio sonatlarından Purcell, ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Serdar Ortaç’tan yıllar sonra gelen itiraf: 'İçimde ukde kaldı'
Magazin dünyasının sevilen ismi Serdar Ortaç, çocukluk yıllarına ve özel hayatına dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak içinde ukde kalan en büyük hayalini paylaştı. Babasının sert disipli...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Gece mide yanması yaşayanlar dikkat
Uzun süre devam eden gece mide yanmasının gastrit veya ülserin yanı sıra bazı ciddi hastalıkların da belirtisi olabileceğini söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Önder Ekmen, “Uzun süreli ve tedavi edilmemiş reflü, bazı komplikasyonlara yol açabilir. Yemek borusunda iltihap gelişmesi, eroziv özofajit ve Barrett özofagusu gibi durumlar görülebilir.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.