- Yüzlerce şubesi var... Türkiye'nin ünlü tatlıcısı iflas etti
- Özgür Özel'den kooperatif davası açıklaması: "Tepkilerden sonra bilirkişi görevi bıraktı"
- AKP'li Aydın Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi
- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden YKS ücreti desteği
- Kiraz’da taşkınlara karşı 100 milyon liralık altyapı hamlesi
Fidan, 'Dünya kamuoyunun pek bilmediği bir şey var' diyerek açıkladı
Al Jazeera kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, geçici Suriye yönetimi ile YPG arasındaki mutabakatın 'çok anlamlı ve önemli' olduğunu söyledi. Türkiye olarak, taraflar kim olursa olsun bir uzlaşıya varırlarsa destekleyeceklerini belirten Bakan Fidan, "Ancak kırmızı çizgilerimiz var" dedi. Bakan Fidan, "Dünya kamuoyunun pek bilmediği bir şey var" diyerek, Suriye'deki sol örgütleri işaret etti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın Al Jazeera kanalında yayınlanan ve Resul Serdar Ataş'ın sorularını yanıtladığı röportajda gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.
Fidan, YPG ve geçici Suriye yönetimi arasında varılan mutabakatın çok anlamlı ve önemli olduğunu düşündüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Prensip gereği, Türkiye olarak, taraflar kim olursa olsun bir uzlaşıya varırlarsa bunu destekleriz. Çünkü belirli ilkeler üzerinde anlaşmaya vardıkları sürece, bizim açımızdan desteklemeye değer olduğunu düşünüyorum. Ancak Türkiye'nin ulusal güvenlik çıkarları konusunda kendi endişelerimiz, kendi kırmızı çizgilerimiz var. Yine de, Şam hükümeti SDG ile bir anlaşma yaptığında, bunlar genellikle gözetilir.
Ancak mevcut duruma geri dönersek, sizin de söylediğiniz gibi, ateşkes devam ediyor ve bu da Amerikan güçlerinin DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a nakletmesine olanak tanıyor. Bunun önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Bence herkes buna yardımcı olmalı. Türkiye olarak, Amerikalılarla birlikte bunu gerçekten kolaylaştırmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz."
'SURİYE KÜRTLERİNE DEĞER VERİYORUZ'
Fidan, Türkiye'nin "Kürtlerin liderliğindeki herhangi bir polis yapısını kabul edip etmeyeceğine" ilişkin soruya "SDG esasen Suriye'deki PKK'nın bir uzantısıdır ve PKK'nın dört ülkede dört kolu vardır: Suriye, Irak, İran ve Türkiye. Yani, dört ülke için hedefleri var. Suriye Kürtlerine gerçekten değer veriyoruz. Onlara oldukça adil davranılmalı" yanıtını verdi.
'DÜNYA KAMUOYUNUN PEK BİLMEDİĞİ BİR ŞEY VAR'
Fidan, PKK terör örgütünün geçmişte yüzlerce kişiyi alıp seferber ettiğini ve YPG ile Suriye'de görevlendirdiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Onlar Suriyeli değiller ve şu anda Suriye'deler. Tek amaçları ise Türkiye'nin ulusal güvenlik çıkarlarına zarar vermek. Ve biz bunun gerçekten ortadan kalkmasını istiyoruz. Bu birincisi. İkincisi, dünya kamuoyunun pek bilmediği bir şey var, o da sadece diğer ülkelerden gelen Kürt PKK unsurlarına değil, Suriye'de SDG'nin kontrolündeki bölgelerdeki Türk solcu unsurlarına da Türkiye'ye karşı faaliyet gösterebilecekleri bir sığınak ve yer verildiği. 300 kadar silahlı insan var orada. Bunlar Türk sol örgütlerinin üyeleri ve tek görevleri Türk askeri ve güvenlik güçlerine saldırı fırsatları aramak. Biz hepsini tanıyoruz, onlar da bunu biliyor. Biz bunun da ortadan kalkmasını istiyoruz."
'SURİYE'DE TEK BİR ORDU OLMALI'
Fidan, geri kalanların, taraflar arasında egemen ve üniter devlet ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiğine işaret ederek, "Bence egemen ve üniter bir devlette iki ordunun varlığını istemezsiniz. Tabii ki tek bir ordu olmalı, tek bir otorite tarafından komuta edilen tek bir ordu. Polis güçleri ve diğer konular ise Şam ile SDG arasında düzenlenebilir. Bu kadar mikro yönetimle uğraşmak istemiyoruz. Kendi hassasiyetlerimizin oldukça farkındayız, SDG ve diğer taraflardan istediğimiz şeyin oldukça yapılabilir olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
'TRUMP'LA SURİYE'YE BAKIŞ AÇIŞIMIZ ÖRTÜŞÜYOR'
ABD Başkanı Donald Trump'ın dış politika hedefi olarak yapmaya çalıştığı şeyin oldukça büyük bir fark yarattığını düşündüğünü söyleyen Fidan, şunları kaydetti:
"Öncelikle, Gazze'de ateşkes sağlanması konusunda yapmaya çalıştığı şey, bizim de desteklediğimiz bir şey. Biz de işbirliği yapıyoruz. Ukrayna'da yapmaya çalıştığı şey, Rusya ile Ukrayna arasında, dolayısıyla Avrupa ile Rusya arasında bir savaşı durdurmak. Bu, bizim gerçekten değer verdiğimiz bir şey. Suriye'ye gelince, bakış açılarımızın büyük ölçüde örtüştüğünü düşünüyorum. Trump yönetimi, yeni Suriye yönetiminin kendi sorunlarını çözmesini ve uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olmasını istiyor."
Fidan, Şam hükümetinin uluslararası ve bölgesel topluluğun taleplerine oldukça iyi yanıt verdiğini düşündüğünü vurgulayarak, "Bölge ülkeleri ve uluslararası topluluk, Suriye'nin kendi yaralarını sarmaya yardımcı olmak için işbirliği yapıyor. Bildiğiniz gibi, son 14 yıldır tüm dünya ve bölge iki sorunla karşı karşıya, bunlardan biri kitlesel göç. Milyonlarca mülteci Suriye'den çıkıyor. Diğeri terör örgütleri" ifadelerini kullandı.
Ahmed Şara'nın Washington ziyaretini hatırlatan Fidan, "DEAŞ'a karşı Uluslararası Koalisyon'un bir parçası olmasını sağlayan Şartı imzaladı. Bence bu, yeni hükümetin kurumsal açıdan DEAŞ'a karşı Koalisyon'un bir parçası olması açısından çok anlamlı bir şey. Bu önemli. Bence çok işbirlikçiler ve olumlu yanıtlar veriyorlar. Ancak SDG ile ilgili sorun söz konusu olduğunda, Amerikalılar ve Şam arasında bazen anlaşmazlıklar oluyor. Ve bence biz, Amerikalılar ve Suriyeliler, bu sorunu sorunsuz bir şekilde çözmek için kapsamlı görüşmeler yapıyoruz" dedi.
'SORUNUMUZ İSRAİL İLE DEĞİL POLİTİKALARIYLA'
Gazze Barış Planı'nın ilk olarak Gazze sorununu çözmek için ortaya atıldığını ve şimdi Barış Kurulu'nun, tüm sürecin bir uzantısı olduğunu belirten Fidan, şu değerlendirmede bulundu:
"Geçen yıl 25 Eylül'de New York'ta BM Genel Kurulu toplantısı başlatıldığında, 8 Müslüman ülke lideri Başkan Trump ile bir araya gelerek Gazze'deki soykırımı çözmenin bir yolunu aradı. Bence asıl başlangıç ve 20 maddelik Gazze Barış Planı'nın doğduğu yer orasıydı. O günden bu yana, görüş alışverişinde bulunmak, kurumlar oluşturmak, anlaşmalara varmak gibi sürekli bir süreç devam ediyor. Şimdi, ateşkesin ilk aşamasını tamamladık ve Barış Kurulu'nun Gazze gündemini gerçekten ilerletebileceğimiz bir platform olduğunu düşünüyoruz."
'HAMAS CAYDIRICI DEĞİL'
Fidan, askeri açıdan bakıldığında, Hamas'ın hiçbir zaman İsrail için caydırıcı bir faktör olmadığını vurgulayarak, "Çünkü Amerikan ordusunun desteğiyle İsrail'in askeri gücü ile Hamas'ın askeri gücü arasında hiçbir denge yok. Hamas işgale direniyor olsa da, caydırıcı değil. En iyi ihtimalle İsrail için rahatsız edici bir faktör olabilir ancak caydırıcı bir faktör olamaz. Hamas güvenlik güçleri, tüm Gazze'yi yönetmek ve yerel güvenlik ve polislik hizmetlerini sağlamak için yeterince iyiydi. Ancak İsrail'i caydırmak söz konusu olduğunda, İsrail her zaman istediği zaman askeri operasyon düzenleyebilecek bir konumdaydı ve hala da öyle" diye konuştu.
'FİLİSTİN SORUNUNUN YENİ BİR SAYFASI OLACAK'
Uluslararası İstikrar Gücü'ne değinen Fidan, "Bu önemli bir konu. Eğer bu uygulanabilirse, hem İsrail hem de Filistinliler için, karşı tarafın saldırısına uğramama ve güvenlik anlaşmalarının ihlal edilme riski olmaması açısından faydalı olacağını düşünüyorum. Bu, Filistin sorununun yeni bir sayfası olacak" dedi.
Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'nin Barış Kurulu'na katılımına itiraz ettiğini belirterek, "Davet edildik ve katıldık, adım Gazze Yürütme Kurulu'na dahil edildi ve hala oradayız. Mısır, Katar ve ABD ile birlikte arabuluculuk grubunun çekirdek üyeleriyiz. Dolayısıyla, şu anki konumumuz, Gazze'de devam eden barış sürecine insani, askeri veya siyasi olarak mümkün olan her türlü katkıyı sağlamak. Şimdi, talep edilirse, Uluslararası İstikrar Gücü'ne askeri birlikler sağlamaya hazırız" ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin son dönemine işaret eden Fidan, "İsrail ile ticareti keserken bunu çok net bir şekilde ifade ettik; savaş devam ettiği ve Gazze'ye insani yardım girmesine izin verilmediği sürece, hayır, ticaretimizi yeniden başlatmayacağız. Bu bir şeyleri anlatıyor. Bizim sorunumuz İsrail ile değil, bölgedeki İsrail politikalarıyla, özellikle Filistinlilere yönelik politikalarla ve son zamanlarda Gazze'de yaşanan soykırımla" diye konuştu.
Fidan, Türkiye ve İsrail arasındaki "kopuşun" şartlara bağlı olduğunu belirtti.
İSRAİL'İN İRAN PLANI NE?
Bakan Fidan, İsrail'in olası İran saldırısında birincil hedefinin İran ordusunun bazı kritik yeteneklerini yok etmek olacağını söyledi.
İsrail'in İran'da rejim değişikliği isteyip istemediğine ilişkin soruya Fidan, "Evet, bunu yapmak isterler ama yapabilirler mi bilmiyorum. Çünkü bu halkın elinde, dış askeri müdahalenin elinde değil. İran halkı savaş ve dış saldırı, özellikle de İsrail'den gelen saldırı sırasında, her zaman liderlerinin etrafında birleşir" cevabını verdi.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında barış müzakerelerine ve Türkiye'nin olası rolüne ilişkin Fidan, "Tüm tarafların, büyük Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri ve belli bir dereceye kadar Rusya'nın da dahil olması açısından, önceki girişimlere kıyasla olası bir barış anlaşmasına her zamankinden daha yakınız" dedi.
Fidan, tarafların bir ya da iki önemli konuyu çözmeye çalıştığını dile getirerek, "İlgili taraflarla sürekli iletişimdeyim çünkü Türkiye, ateşkes müzakerelerinin birçok boyutunda büyük bir rol oynadı" diye konuştu.
Türkiye'nin görüşmelere, esir değişimine ve diğer insani konulara olanak tanıdığını anımsatan Fidan, 4 yıldır savaş devam ederken taraflar arasında görüşmelerin ve müzakerelerin yapılması gerektiğine dikkati çekti. Fidan, Türkiye'nin bu ihtiyacı anladığını ve Rusya ile Ukrayna arasında yapılabilecek ateşkesin dış politika hedeflerinin parçası olduğunu belirterek, memnuniyetle bu konularda kolaylaştırıcı rol oynadıklarını anlattı.
'BARIŞ AYNI ZAMANDA AVRUPA İLE RUSYA ARASINDA OLACAK'
ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesi sağlama konusundaki çalışmalarının işe yaradığını vurgulayan Fidan, şöyle devam etti:
"Nihai hedefe ulaşabilir miyiz bilmiyorum ancak neden ulaşamayalım? Tarafların biraz daha yaratıcı olması gerekiyor çünkü toprakla ilgili belli konular var ve biliyorsunuz, bunlar kolayca ele alınamaz. Diğer konular, güvenlik garantileri ve bununla ilgili konularda belli bir düzeyde mutabık kalındı. Bildiğiniz üzere, Rusya ile Ukrayna arasındaki herhangi bir barış anlaşması sadece Rusya ile Ukrayna arasında olmayacak, aynı zamanda Avrupa ile Rusya arasında olacak. Rusya-ABD ve Rusya-Avrupa arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri de yeniden tanımlayacak."
GRÖNLAND GERGİNLİĞİ
ABD ile Avrupa arasındaki Grönland gerginliği, NATO'nun rolü, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Çin ile ilişkiler gibi konuların, NATO'nun ve Batı cephesinin geleceği üzerine etkisine dair soruya yanıt veren Fidan, bu konuların Transatlantik topluluğunda büyük meseleler olduğunu söyledi.
Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD'nin değişen pozisyonunun sadece bir mesele olduğunu ve bu tartışmaya yenilerinin eklendiğini belirterek, "Amerika'nın Avrupa güvenlik mimarisinden olası ayrılması, Avrupalılar için büyük bir endişe ve sadece Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olanlar ve Amerika'nın değişen pozisyonu nedeniyle değil, ayrılma yüzünden de. Grönland meselesi de bir sorun. Tarifeler de başka sorunlar oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Savaşa ve NATO’ya karşı harekete geçiyorlar
Ankara'da yapılması planlanan NATO zirvesi öncesinde aydınlar "Emperyalist saldırganlığa ve NATO'ya hayır!" başlıklı bir çağrı metni hazırladı, taleplerini sıraladı. Temmuz ayında Ankara'...
Süper El Nino Alarmı! Kavurucu Sıcaklar Geliyor!
2026 yazı için alarm verildi. El Nino ihtimalinin yüzde 62’ye çıkmasıyla birlikte Türkiye’de aşırı sıcaklar, orman yangınları ve kuraklık riski artarken; Meteoroloji’nin 34 il için yaptığ...
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Doğukan Güngör'ün yeni adresi belli oldu
Kızılcık Şerbeti’nden ayrılan Doğukan Güngör’ün yeni projesi belli oldu; oyuncu, Kanal D’de yayınlanacak “Haysiyet” dizisiyle anlaştı. Kızılcık Şerbeti’nden ayrılmasıyla gündeme gelen Doğ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.