- E-YDS Başvuruları Başladı
- CHP İzmir'den 9 Eylül'de seçim startı: 'Yeniden kuruluşun ilanı'
- Başkan Dutlulu tarih verdi: İzmir'in çöpünü artık almayacağız!
- Roma maçı öncesi İsmail Kartal'dan Asensio açıklaması: Yıldız futbolcunun son durumunu duyurdu
- YENİ Parti Üsküdar Seçimine İtiraz Edecek! Gökhan Günaydın: 'Kumpasla Yapılmış Seçim'
Ahzuita: Ankara’da cazın peşinde!
Ankara, pek çok sanatçıya, şaire ve yazara ilham veren; Türkiye’nin önemli müzik gruplarının kuruluşuna tanıklık eden bir şehir. Bu zengin kültürün içinde geçen yaz kapılarını açan Ahzuita, cazı küçük bir salonda ve dinleyiciyle müzisyen arasındaki mesafeyi kaldırarak sunuyor.
Ahzuita’nın adı, Arapçada “almak ve vermek, alışveriş” anlamına gelen “ahz ü i’tâ” sözünden geliyor. Mekânın kurucuları Didem ile Yunus da bu adı seçerken yalnızca ticari bir alışverişi düşünmemişler. Müziğin, sanatın, bilginin ve düşüncenin paylaşıldığı; farklı disiplinlerin birbirini beslediği bir yer hayal etmişler. İnsanlar burada yalnızca bir konser dinleyip ayrılmasın, birbirleriyle ve sanatçılarla ilişki kursun istemişler.
Bu düşünceye ev sahipliği yapan yerin geçmişi de Ahzuita kadar ilginç. 1967’den burası kiralanana kadar kasap olarak kullanılan eski bir dükkân, bütünüyle başka bir yere dönüştürülmüş. Yine de geçmişinden kalan her şey silinmemiş; mermer duvarlar korunmuş, içerisi bir konser salonundan çok evin salonunu andıracak biçimde düzenlenmiş. Zaten Ahzuita’yı benzerlerinden ayıran ilk özellik de bu. İçeri girdiğinizde karşınıza büyük bir sahne, sıralanmış koltuklar ya da kalabalık bir salon çıkmıyor.

Didem ile Yunus, mekânı oluştururken müzik, alışveriş ve kafe olmak üzere üç ana başlık belirlemişler. Ancak Ahzuita bildiğimiz anlamda bir kafe, bar ya da gece kulübü değil. Yeme içme bölümüyle yerel sanatçıların çalışmalarına ayrılan küçük bir satış alanı bulunuyor ama merkeze müzik yerleştirilmiş. Enstrümanlar salonda, her an başlayabilecek bir performans için hazır tutuluyor.
Bir seferde ancak 25–30 kişinin ağırlanabildiği salonda müzisyenlerle dinleyicileri birbirinden ayıran bir sahne yok. Küçücük bir alanda, birkaç adım ötenizde çalan müzisyeni dinliyorsunuz. Böyle olunca müzisyenin nefesi, enstrümanın doğal sesi, parçanın içindeki duraksamalar ve doğaçlama sırasında ortaya çıkan değişimler kaybolmuyor. Mekânın küçüklüğü bir eksiklik olmaktan çıkıyor; konserin kendisini belirleyen bir özelliğe dönüşüyor. Dinleyici de uzaktan izleyen biri değil, o sırada kurulan müziğin parçası oluyor.
Ahzuita’daki konserlerin “sessiz konser” olarak adlandırılmasının nedeni de bu yakınlık. Konser sırasında konuşulmuyor, müziğin önüne geçebilecek seslerden kaçınılıyor. Yirmi beş kişilik bir salonda en küçük gürültü bile hem müzisyenin hem de dinleyicinin dikkatini dağıtabiliyor. Bu nedenle sessizlik, yalnızca uyulması gereken bir kural değil; konserin bir parçası olarak görülüyor.

Programın ağırlığını caz oluşturuyor. Caz standartlarının yanı sıra müzisyenlerin kendi besteleri de dinleyiciyle buluşuyor. Fakat Ahzuita kendisini yalnızca cazla sınırlamıyor; farklı müzik türlerine ve özgün projelere de kapısını açıyor. Burada önemli olan, müziğin çok kişiye ulaşmasından önce gerçekten dinlenmesi. Büyük konser salonlarından ayrıldığı nokta da biraz burada ortaya çıkıyor. Ahzuita, bitmiş bir gösteriyi sunmanın yanında müziğin nasıl kurulduğunu, müzisyenlerin birbirini nasıl dinlediğini ve bir parçanın doğaçlamayla nasıl değişebildiğini de gösteriyor. Bu yönüyle küçük bir müzik laboratuvarını andırıyor.
Konserlerin dışında atölye çalışmaları, eğitim programları ve söyleşiler düzenleniyor. Atölyelerde, alanında uzun yıllar çalışmış sanatçılar deneyimlerini aktarırken katılımcılar da aradaki resmiyete takılmadan sorularını yöneltebiliyor. Bazı çalışmalar yalnızca bir gün sürüyor; bazı eğitimler ise haftalara yayılarak teoriyle uygulamayı bir araya getiriyor. Bu programlar sadece profesyonel müzisyenlere yönelik değil. Müziği daha iyi anlamak, dinlediği parçanın yapısını kavramak ya da daha bilinçli bir dinleyici olmak isteyenler de çalışmalara katılabiliyor.
Söyleşilerde müzikten yola çıkılıyor ama konu her zaman müzikle sınırlı kalmıyor. Bir hafta “Caz Talks” buluşmasında müzisyenlerin çoğunun neden erkek olduğu tartışılırken başka bir hafta Antik Yunan’da estetiğin doğuşu konuşulabiliyor. Farklı alanlardan sanatçılar, akademisyenler ve konuşmacılar aynı küçük salonda bir araya geliyor. Böylece Ahzuita’dakialışveriş yalnızca dükkân bölümünde gerçekleşmiyor; bilgi, düşünce ve deneyim de el değiştiriyor.
Satış bölümünde yerel sanatçıların ve bağımsız üreticilerin çalışmaları sergilenerek sanatseverlerle buluşturuluyor. Bu da Ahzuita’nın sanatçıyı yalnızca sahnede ağırlamadığını, üretiminin dolaşıma girmesine de alan açtığını gösteriyor.
Ahzuita’nın yapmak istediğini uzun cümlelerle anlatmaya gerek yok aslında: İyi müziği, onu gerçekten dinlemek isteyen insanlarla buluşturmak. Ankara’nın hızla tüketilen eğlence anlayışının dışında duran bu küçük mekân, kalabalığın değil, dikkatin peşinde. Cazı uzaktan seyredilen bir gösteri olmaktan çıkarıp aynı salonda ve aynı sessizlik içinde paylaşılan bir müziğe dönüştürüyor.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
İEF geceleri müzik ve kahkaha dolu
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın dördüncü gününde de müzik ve mizah alanında ön plana çıkan isimler sahne aldı. Çim Konserleri’nde binlerce İzmirliyle buluşan Mert Demir, sevilen şarkılarını...
Cannes ödüllü ünlü yönetmen Tony Gatlif hayatını kaybetti
Roman kültürünü ve müziğini beyaz perdeye taşıdığı yapımlarıyla tanınan dünyaca ünlü Fransız yönetmen Tony Gatlif, 77 yaşında hayatını kaybetti. Fransa'nın Arles kentinde yeni film projes...
Edebiyat, Söyleşi ve Atölyeler Torbalı’da Buluştu
Torbalı Belediyesi tarafından “Tarihin Kalbinde, Bilgeliğin İzinde” temasıyla düzenlenen 2. Güz Kitap Günleri, beşinci gününde de söyleşi, atölye ve etkinliklerle devam etti. Ertan Ünver ...
33. Uluslararası Adana Altın Koza’da yarışacak 10 film belli oldu
33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması finalistleri açıklandı. 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek festivalde, beşi dünya prömi...
Nemrut Dağı’nın zirvesinde müzik ve dayanışma
UNESCO’nun ‘Dünya Kültür Mirasları’ listesinde yer alan Nemrut Dağı, ay sonunda çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Güneşin doğuşu ve batışının en güzel izlendiği 2206 metre yüks...
Efsane oyuncu Tim Curry'nin ölüm nedeni belli oldu
25 Ağustos'ta 80 yaşında hayatını kaybeden dünyaca ünlü oyuncu Tim Curry'nin ölüm nedeninin koroner arter hastalığı olduğu açıklandı. Los Angeles İlçe Halk Sağlığı Departmanı tarafından h...
Gül Onat’tan sağlık durumuna ilişkin yeni açıklama
Pankreas kanseri tedavisi gören usta oyuncu Gül Onat, böbrek yollarında oluşan tümörler nedeniyle yeni bir operasyon geçirdiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından sağlık durumuna ilişkin b...
"Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali" kortej yürüyüşüyle başladı
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin "2026 Eskişehir Yılı" kapsamında düzenlediği Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, binlerce vatandaşın katıldığı kortej yürüyüşüyle başladı. "Porsuk...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Maltepe'de iki oyun sahneleyecek
"Sen İstanbul'dan Daha Güzelsin" ve "Çöpsüz Dünya" oyunları İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından ücretsiz sahnelenecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatro...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Defne Samyeli’den Cem Yılmaz Açıklaması: 'Çok Korktum'
Defne Samyeli, geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılan eski sevgilisi Cem Yılmaz’ın sağlık durumuyla ilgili konuştu. Yılmaz’la görüştüğünü belirten Samyeli, “Çok üzü...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.