Yukarı
449341

David Hockney: Rengin İçinden Geçen Hayat

16 Haziran 2026 14:10

Bazı ressamlar dünyayı anlatmaz; dünyaya nasıl bakılması gerektiğini öğretir. David Hockney, tam da böyle bir ressamdı. Onun resimlerine bakarken yalnızca bir havuz, bir ev, bir ağaç, bir yüz ya da bir pencere görmeyiz. Görmenin kendisine yaklaşırız. Rengin nasıl düşündüğünü, ışığın nasıl hatırladığını, bir çizginin insan ömrüne nasıl değdiğini fark ederiz.

Hockney’nin dünyasında renk süs değildir. Renk, hayatın nabzıdır. Bir yüzme havuzunun mavisi, yalnızca serin bir suyu anlatmaz; modern zamanın ferahlıkla yalnızlık arasına sıkışmış hâlini de taşır. Bir evin pembe duvarı, bir palmiyenin göğe doğru uzanan ince gövdesi, suya düşen ani bir sıçrama… Hepsi ilk bakışta parlak, neşeli ve yalın görünür. Oysa biraz durunca, o parlaklığın altında sessiz bir boşluk dolaşır.

Hockney’nin en büyük ustalığı belki de buradadır: Neşenin içindeki hüznü, hüznün içindeki ışığı gösterebilmesinde.

Onu yalnızca Pop Art’ın renkli dünyasına yerleştirmek eksik olur. Çünkü Hockney, herhangi bir akımın içinde rahat etmeyecek kadar meraklıydı. Kalıba girmedi. Aynı pencereden yıllarca bakmadı. Resim yaptı, desen çizdi, fotoğrafla oynadı, kolajlar kurdu, sahne tasarladı, iPad ekranını bir defter gibi kullandı. Yaş aldıkça geri çekilmek yerine bakışını yeniledi. Bu da az şey değildir. Çünkü insan çoğu zaman yaşlandıkça dünyayı değil, kendi alışkanlıklarını görmeye başlar. Hockney ise alışkanlığın perdesini sürekli araladı.

ImageDavid Hockney
Daha Büyük Bir Sıçrama (A Bigger Splash), 1967

 

Los Angeles havuzlarında başka bir çağın görüntüsü vardı. Güneş keskin, su parlak, beden gençti; ama orada bile görünmeyen bir yalnızlık saklıydı. Sanki herkes oradaydı ama kimse tam olarak birbirine dokunmuyordu. Modern hayatın en incelikli hâli buydu: Işık çoktu, mesafe de çoktu.

Sonra Yorkshire’ın yolları, Normandiya’nın ağaçları, baharın yeniden gelişini haber veren dallar girdi resimlerine. Hockney bu kez büyük şehirlerin camlarından değil, mevsimlerin içinden baktı dünyaya. Bir ağacın yeşermesini büyük bir olay gibi gördü. Bir çiçeğin açmasını, insanın hâlâ umut edebilmesiyle eş tuttu. Dünya salgınla içine kapanırken onun iPad çizimlerinde dallar çiçek açıyordu. Belki de sanatın en yalın cümlesi buydu: Bahar yine gelir.

Image
David Hockney
Garrowby Tepesi’ne Çıkarken (Going Up Garrowby Hill), 2000
Özel koleksiyon

Bana kalırsa Hockney’nin asıl büyüklüğü burada duruyor. Büyük sözler etmeden büyük bir şey söylemesinde. Bize şunu hatırlattı: Bakmak, yalnızca gözle yapılan bir iş değildir. Bakmak, insanın dünyayla kurduğu en eski bağdır. Bir ağaca, bir yüze, bir suya, bir odaya gerçekten bakabiliyorsak hâlâ bütünüyle kaybolmamışız demektir.

Hockney’nin resimlerinde zaman da başka türlü akar. Bir sıçrama donup kalır, bir yüz yıllarca susar, bir pencere dışarıyı değil içerideki insanı gösterir. O yüzden onun sanatı yalnızca görüneni çoğaltmaz; görünenin içinde saklanan duyguyu da açığa çıkarır.

ImageDavid Hockney
George Lawson ve Wayne Sleep, 1972–1975

Bugün David Hockney’i yazmak, bir ressamı anlatmaktan çok daha fazlasıdır. Rengin hafızasını, bakmanın ahlakını, merakın yaşsızlığını yazmaktır. Çünkü o, dünyaya sonuna kadar bakan insanlardan biriydi. Ve dünyaya sonuna kadar bakanlar, yalnızca gördüklerini değil, görmeyi de miras bırakırlar.

Hockney’den geriye kalan biraz mavi, biraz ışık, biraz ağaç, biraz yüz, biraz da o büyük soru:

Gerçekten bakıyor muyuz?

Yoksa yalnızca geçip mi gidiyoruz?

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Mağusa’da çifte final: Pink Martini ve Sertab Erener sahnede

Gazimağusa Belediyesi tarafından düzenlenen 26. Uluslararası Gazimağusa Kültür Sanat Festivali, bir ay süren sanat maratonunun ardından dünya müziğinin önemli temsilcilerinden Pink Martin...

Tom Cruise yeni filmi 'Digger' için tanınmaz hale geldi

Oscar ödüllü Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu'nun büyük bir merakla beklenen yeni filmi 'Digger'dan ilk tanıtım yayımlandı. Başrolde yer alan 64 yaşındaki dünyaca ünlü aktör...


İstanbul'da bu hafta birçok etkinlik sanatseverlerle buluşacak

İstanbul'da konserlerden tiyatrolara, sergilerden bale gösterilerine uzanan çeşitli etkinlikler sanat tutkunlarını buluşturacak. Petek Halman Kara'nın "Suyun Kıyısında: Halil Paşa'nın Yaş...

'Yüzen Adalar' sergisini yaklaşık 2 milyon 750 bin kişi ziyaret etti

İstanbul Modern'in Renzo Piano imzalı yeni müze binasında açılan ilk koleksiyon sergisi "Yüzen Adalar", yaklaşık 2 milyon 750 bin ziyaretçiyi ağırladı. Müzeden yapılan açıklamaya göre, dü...


Gezici Açıkhava Film Günleri İzmir'i dolaşıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaz akşamlarını sinema keyfiyle buluşturmaya devam ediyor. Ücretsiz yapılan "Gezici Açıkhava Film Günleri" kapsamında Yüksel Aksu'nun yönettiği Bak Postacı Ge...

Can Yaman: Beni İtalya'da neden seviyorlar ben de bilmiyorum

Can Yaman, İtalya’da düzenlenen 10. BCT Festival’de ‘en iyi uluslararası oyuncu’ ödülüne layık görüldü. Ödülünü törenle alan oyuncu, festival kapsamında yapılan söyleşide hakkında merak e...


'Michael' tüm zamanların en çok kazanan biyografi filmi oldu

Küresel sinema endüstrisi, Popun Kralı Michael Jackson'ın yaşam öyküsünü beyaz perdeye taşıyan "Michael" filminin tarihi rekoruna tanıklık ediyor. Vizyona girdiği andan itibaren büyük bir...

Usta oyuncu Sam Neill 78 yaşında hayatını kaybetti

Dünya çapında "Jurassic Park" serisindeki Dr. Alan Grant rolüyle tanınan ve sinemaya yaptığı katkılardan dolayı şövalyelik unvanı alan Yeni Zelandalı usta oyuncu Sam Neill, 78 yaşında hay...


Gölge oyunları, Bodrum’da izleyiciyle bir araya geldi

Çağdaş Türk resim sanatçısı Gülten İmamoğlu'nun "Mitokozmik Atlas" başlığı altında ürettiği yeni serisi "Gölge Oyunları", Bodrum'daki Maji Art Gallery'de sanatseverlerle buluştu. Çağdaş T...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

'Elite' dizisinin yıldızları Georgina Amorós ve Manu Rios Türkiye'de

Dijital platformun popüler dizisi 'Elite' ile dünya çapında geniş bir hayran kitlesi edinen İspanyol oyuncular Georgina Amorós ve Manu Rios, tatil için Muğla'nın Marmaris ilçesini tercih ...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Hücresel temizliğin püf noktaları

Hücresel temizlik, son yıllarda sağlıklı yaşamın öne çıkan konuları arasında yer alıyor. Bu konuda özellikle internet ortamında; beslenme modelleri, takviyeler ve doğal ürünlerle ilgili bilgi kirliliği artarken, bilimsel veriler bu konuda bilinçli ve dengeli bir yaklaşım gerektiğini gösteriyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR