Bilim dünyasında tartışma yaratan öngörü: “Zaman geri akacak”
Bilim dünyasında tartışma yaratan öngörüye göre, tıp ve teknoloji alanındaki hızlı ilerleme insan ömrünü radikal biçimde uzatabilir ve 'zamanın geri akması' olarak yorumlanan bir eşiğe yaklaştırabilir. Ancak uzmanlar, bu senaryonun şimdilik spekülatif olduğunu ve ölümsüzlük anlamına gelmediğini vurguluyor.
Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hız kesmeden ilerlediği bir dönemde, bazı uzmanlar önümüzdeki yıllarda insan ömrünün radikal biçimde uzayabileceğini öne sürüyor. Hatta bu gelişmelerin, teorik olarak 'zamanın geri akması' gibi yorumlanan bir etki yaratabileceği ve bazı insanların çok uzun süre, hatta 'sınırsız' yaşayabileceği iddia ediliyor.
Bu dikkat çekici öngörü, bilgisayar bilimci ve fütürist Ray Kurzweil tarafından dile getirildi. Daha önce Google’da yapay zekâ mühendisi olarak görev yapan Kurzweil’in değerlendirmeleri, bilim dergisi Popular Mechanics tarafından aktarıldı.
'ÖLÜMDEN KAÇIŞ HIZI'NA DOĞRU
Kurzweil’e göre insanlık, 'ölümden kaçış hızı' (longevity escape velocity) olarak adlandırılan bir eşiğe ulaşmak üzere. Bu kavram, bilimsel ilerlemeler sayesinde insan ömrünün her yıl bir yıldan fazla artması anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle, kişi bir yıl yaşlanırken bilimsel gelişmeler onun ömrüne bir yıldan fazla ekliyor.
Bu durum teorik olarak, insanların biyolojik olarak yaşlanmaya devam etse bile 'kazanılan zamanın' yaşlanmadan daha hızlı artması anlamına geliyor. Bu nedenle bazı yorumcular bu süreci 'zamanın geri akması' şeklinde tanımlıyor.
Kurzweil, bu eşiğe 2029 yılına kadar ulaşılabileceğini öne sürüyor.
BİLİMSEL TEMEL: TIP VE TEKNOLOJİ
Bu iddianın temelinde, özellikle tıp ve biyoteknoloji alanındaki hızlı ilerleme yatıyor. Kurzweil, COVID-19 aşısının kısa sürede geliştirilmesini örnek göstererek, bilimsel inovasyonun hızlandığını vurguluyor.
Ayrıca biyolojik simülasyonlar, genetik analizler ve ileri düzey sağlık teknolojilerinin önümüzdeki yıllarda büyük sıçrama yaratabileceğini belirtiyor. Bu gelişmelerin, hastalıkların daha hızlı tedavi edilmesini ve yaşam süresinin uzamasını sağlayacağı düşünülüyor.
GERÇEKÇİ Mİ, TARTIŞMALI MI?
Ancak bu görüşler bilim dünyasında oldukça tartışmalı. Uzmanlara göre, ortalama yaşam süresinin artması ile 'ölümsüzlük' arasında önemli bir fark bulunuyor.
Bir kişinin ortalama yaşam süresi artsa bile, bu onun kesin olarak çok uzun yaşayacağı anlamına gelmiyor. Kazalar, hastalıklar ve öngörülemeyen riskler hâlâ hayatın bir parçası olmaya devam ediyor.
Kurzweil de bu noktaya dikkat çekerek, bu eşiğe ulaşmanın 'ölümsüzlüğü garanti etmediğini' kabul ediyor.
KANSER VE DİĞER RİSKLER
Öte yandan, önümüzdeki birkaç yıl içinde tüm hastalıkların tedavi edilmesi de gerçekçi görülmüyor. Özellikle kanser gibi hastalıklar, rastlantısal genetik mutasyonlarla ortaya çıktığı için tamamen ortadan kaldırılması oldukça zor kabul ediliyor.
Bununla birlikte, Kurzweil teknolojik gelişmelerin ölüm risklerini azaltacağını savunuyor. Örneğin sürücüsüz araçlar gibi teknolojilerin, ölümcül kazaların önemli ölçüde azalmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
ETKİLİ BİR İSİM
Ray Kurzweil, teknoloji dünyasında yaptığı öngörülerin birçoğunun gerçekleşmesiyle tanınan bir isim. Geçmişte dizüstü bilgisayarların yaygınlaşması, kablosuz internetin ortaya çıkışı ve bulut bilişimin gelişimi gibi birçok teknolojiyi doğru şekilde öngörmüştü.
Ancak uzmanlara göre, bu son iddia—insan ömrünün 'zamanı geriye çevirecek' kadar uzaması—şu an için bilimsel gerçeklikten çok, ileriye dönük spekülatif bir senaryo olarak değerlendiriliyor.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
İsrail bombardımanı sürüyor: Lübnan’da can kaybı artıyor
İsrail ordusunun Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda can kaybının 2 bin 586'ya yükseldiği bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan sonra düzenlediği saldırılara ilişki...
Hürmüz geçişi için İran ücret almayı sürdürüyor
İran Meclisi Enerji Komisyonu Başkan Yardımcısı Cafer Kadiri, ABD’nin yaptırım uyarılarına rağmen bazı ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için İran’a ödeme yaptığını ve bu ül...
Hamaney’den ABD’ye meydan okuma: Bölgede yeri yok
İran dini lideri Mücteba Hamaney, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarında bölgenin geleceğinin “ABD’siz” olacağını savundu. Hamaney, İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolünü...
Japonya'da komünist parti milyonlarca oy aldı
Milyonlarca oya rağmen beklentilerin altında kalan sonuçlar, Japonya’da siyasi dengelere ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Komünist Parti’nin yaptığı özeleştiri, yalnızca seçim p...
Güney Çin Denizi’nde tansiyon yükseliyor: Çin’den savaş hazırlığı
Çin ordusu, tartışmalı Güney Çin Denizi’nde yer alan Scarborough Sığlığı çevresinde deniz ve hava unsurlarıyla savaş hazırlığı devriyeleri gerçekleştirdiğini açıkladı. Pekin yönetimi, söz...
Ekvador’dan Petro’ya ağır suçlamalar: Gerillaları bize yönlendiriyor
Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’yu, Kolombiyalı "gerillaları" Ekvador topraklarına girmeye teşvik etmekle suçladı. Ekvador Devlet Başkanı Daniel...
Akdeniz'de Sumud'a 'Siyonist' Pranga! Dışişleri'nden Çok Sert 'Korsanlık' Çıkışı
Dışişleri Bakanlığı, Gazze’ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda düzenlenen İsrail müdahalesini en sert dille kınadı. Yapılan açıklamada ...
İsrail'den Küresel Sumud Filosu’na Müdahale
Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail donanması, uluslararası sularda müdahale etti. Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çık...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Şöhreti bıraktı, Los Angeles'a yerleşti
Türkiye’deki kariyerinin zirvesindeyken her şeyi geride bırakıp Los Angeles’a yerleşen Boran Kuzum, uluslararası arenaya açılma sürecini ilk kez anlattı. "Pişman olmak istemedim" diyen ün...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Düşük kalorili diyetlere dikkat: 'Aç kalarak zayıflanmaz'
Toplumda yaygın olan ‘aç kalmadan zayıflanmaz’ inanışının yanlış olduğunu belirten Diyetisyen Banu Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji almak gerekir. Doğru şekilde kalori açığı oluşturulduğunda aç kalmadan da kilo verilebilir. Uzun süre aç kalmak ve çok düşük kalorili beslenmek metabolizmayı yavaşlatır. Bu durum sonrasında kontrolsüz yeme ataklarına ve tatlı krizlerine neden olabilir” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.