Ülkemizde tarihi ve kültürel varlıkların akıbeti belirsizlik içinde
Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinin ardından gözler onlarca yıldır kapalı tutulan müzelere çevrildi.
İstanbul’da bulunan tarihi Yerebatan Sarnıcı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinden sonra gözler onlarca yıldır kapalı tutulan müzelere çevrildi.
İstanbul Beyazıt’taki Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, 14 yıldır restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı. Beyazıt Medresesi içerisindeki müze, 3 binden fazla yazma ve hat eseri barındırıyordu. Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi uzun süredir kapalı. Fatih Camisi Külliyesi içindeki Karadeniz Medresesi onlarca yıldır restorasyon nedeniyle hâlâ kapalı. Yeni Cami Hünkâr Kasrı altındaki vakfın kendi ürünlerinin satış yeri olan mağazası ise kafe olarak tahsis edildi, neden?
Ülkemizde tarihi ve kültürel varlıklar neden bir belirsizliğin içinde? Bu müzelerde sergilenen eserlerin tamamının nerede olduğu ve nasıl korunduğu sayıştay raporları ile kamuoyuna neden açıklanmıyor? Bu belirsizlik devam ettiği sürece bunun gibi daha sorabileceğimiz onlarca soru var. Yüksek mimar, restorasyon uzmanı ve Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Serhat Şahin, gazetemize yaptığı açıklamada müze envarterlerinin hepsinin hâlâ depolarda olup olmadığını soruyor.
Şahin, “TC Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’müzün Yerebatan Sarnıcı, Artİstanbul Feshane Binası, Müze Gazhane, Galata Kulesi, Gezi Parkı, Beykoz Sosyal Tesisleri, Beşiktaş İskelesi, Şerefiye Sarnıcı üzerindeki gerekçeli tasarruflarına karşılık bir konuya da açıklık getirerek ilgililere sormamız gerekiyor” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:
“TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız bünyesindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’müz bu tasarrufları yaparken kendisine bağlı olan, yıllardır takip ettiğimiz ve tespitlerde bulunduğumuz II. Beyazıt Külliyesi medrese binasının içindeki Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin boşaltılması sonrasında onlarca yıl süren restorasyon sonucunda ancak bitirilmesini, kapısında güvenlikli müze girişleriyle hazır halde olmasına rağmen depolara kaldırılan eşsiz bir hat sanatı envanterine sahip Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin neden hâlâ açılamadığını, yine mevcut durumu meçhul eşsiz bir envantere sahip ve depolara kaldırılmış Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi’nin yine aynı şekilde neden hâlâ kamu kullanımına açılamamasına da resmi bir cevap vermelidir diye düşünüyorum.”
ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
Şahin, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin restorasyon müdahaleleriyle kamu kullanımına açılan yapılara el koyulurkenki kararlılığını bu çok değerli eşsiz müze envanterlerinin son durumları ve müzelerin neden hâlâ açılamadıkları konusundaki gerekçelerini açıklarken de kendilerinden bekliyoruz. Yoksa Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin restorasyonu sonrası ve Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi’nin depolara kaldırılan envanterlerinde bir sorun olmasından dolayı mı hâlâ açılışları yapılamamaktadır bunun da resmi bir açıklamayla, Sayıştay raporlarıyla kamuoyuna açık ve şeffaf bir şekilde bildirilmesi gerekmektedir” diyor.
‘KARŞILIKLI İDEOLOJİK SÜRTÜŞMELER’
Fatih Sultan Mehmet’in fetih sonrası yaptırdığı Fatih Camisi Külliyesi içindeki Karadeniz Medresesi’nin onlarca yıl süren restorasyonun neden hâlâ bitirilemediğinin altını çizen Şahin, “Akdeniz Medresesi’nin İstanbul İl Özel İdaresi’nin restorasyonu sonrası restorasyonuna maddi olarak hiçbir katkı sağlamamış İlim Yayma Cemiyeti’ne tahsisinin ardından bu kurumun avlu içinde halkın kullanımına kapalı bir şekilde faaliyetlerine devam etmesini göz önünde bulundurduğumuzda yapılan son mülkiyet değişiklikleriyle bu yapıların halkımızın açık kullanımı konusundaki haklı çekincelerimize resmi olarak bir cevap beklediğimizi de belirtmek isterim” diyor ve ekliyor:
“Şu da unutulmamalıdır ki anıtsal kültür varlığımız Yeni Cami Hünkar Kasrı altındaki vakıflara ait, yakın zamanda Vakfın kendi ürünlerinin satış yeri olan mağazanın ne ediği belirsiz tatlıcıya kafe olarak verilmesini de Vakıflar Genel Müdürlüğü’müzün vizyoner kurumsal yönetim anlayışına hiç yakışmadığını belirtmek isterim. Tüm bu bilgiler ışığında karşılıklı ideolojik sürtüşmelerin anıtsal yapılarımız üzerinden yapılması ülkemizin kültürel gelişimi ve korumacılık ilkeleri açısından da çok düşündürücü ve üzücü bir durum arz etmektedir maalesef.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Candan Erçetin: Ekonomik krizde şarkıcı oldum
Candan Erçetin, profesyonel olarak şarkıcılığa nasıl adım attığını anlattı: “Sahne önünü isteyen biri hiç olmadım. 1994’te yaşanan ekonomik krizde çalıştığım şirket battı. Derken kötü yol...
Gözaltına alınmıştı: Büşra Pekin'in ifadesi ortaya çıktı
Ünlülere yönelik 'uyuşturucu' operasyonunda gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan oyuncu Büşra Pekin'in ifadesi ortaya çıktı. Pekin ifadesinde "Bahse konu maddeleri de kesinlikle ...
İstanbul Film Festivali’nin açılışında Silivri’ye selam
Bu yıl İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 45’incisi düzenlenen İstanbul Film Festivali (İFF), önceki akşam İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen açılış tö...
Bildiriye imza atmıştı: Oyuncu Müfit Can Saçıntı ifade verdi
Aralarında yazar, sanatçı ve akademisyenlerin bulunduğu 168 ismin imzaladığı "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisi nedeniyle sanatçı Müfit Can Saçıntı savcılığa ifade verdi. Sosyal me...
Hatice Aslan'dan 'estetik' çıkışı: 'O parayı ihtiyacı olan birine veririm'
Usta oyuncu Hatice Aslan, estetik ve botoks dünyasına dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak yüzünde hiçbir işlem olmadığını vurguladı. Bu tür uygulamalara harcanan parayı "israf" olarak ni...
Konak’tan Dario Moreno anısına nostaljik şenlik
Konak Belediyesi, İzmir’in belleğinde silinmez bir iz bırakan, şarkılarıyla kentin ruhunu dünyaya duyuran Dario Moreno’nun 105’inci doğum yıl dönümü anısına uzun süre hafızalarda kalacak ...
Michael Jackson filminde 'milyon dolarlık' sansür
24 Nisan'da vizyona girecek olan 'Michael' filminin finali, Michael Jackson'ın mirasçılarının müdahalesiyle tamamen değişti. İddiaya göre miras yönetimi, çocuk istismarı suçlamalarının ye...
Bir Dehanın Anatomisi
Bazı isimler vardır, tarih onları sadece satır aralarına hapsetmeye çalışsa da onlar her devirde yeniden doğarlar. Bugün, aramızdan ayrılan; sadece bir kurbanı ya da hüzünlü bir biyografi...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Hazal Kaya'dan yıllar sonra gelen itiraf: 'Şimdiye gayrimenkul zengini olurdum'
Başarılı oyuncu Hazal Kaya, erken yaşta gelen şöhretin ve toplum baskısının üzerinde yarattığı etkileri ilk kez bu kadar açık yüreklilikle paylaştı. Kendini kabul etme sürecinde psikoloji...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Ameliyatsız Parkinson tedavisiyle titreme durdurulabiliyor
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tıbbi tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda beyin pili ve akıllı ses ötesi yöntemlerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını vurguladı. Türkiye'de 180 binden fazla kişiyi ilgilendiren bu modern teknolojiler, hastaların günlük yaşamlarını hastalığın ilk yıllarındaki konfora geri döndürebiliyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.