Yukarı
444631

İzmir Körfezi'ne bilimsel bakış

27 Mart 2026 09:09

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, temiz Körfez hedefiyle bilim dünyasını bir araya getirdi. 28 Mart'a kadar Tarihi Havagazı Fabrikası'nda devam edecek konferansta, küresel deneyimlerin yanında yenilikçi çözüm önerileri de gündeme geldi. Özellikle Gediz'den yayılan kirliliğin konuşulduğu oturumlarda İzmir Körfezi'nin hangi yöntemlerle temizlenmesi gerektiğinin üzerinde duruldu. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” adıyla Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, bu alanda söz sahibi bilim insanlarını bir araya getirdi. Akademisyenler ve yurt dışından gelen konukların yer aldığı buluşmada zararlı alg patlamaları, küresel deneyimler, İzmir Körfezi için yenilikçi çözüm önerileri masaya yatırıldı. 

2024’te yaşanan sıcaklığa dikkat çekti

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe “İzmir Körfezi: Doğal Oşinografik Süreçler, İnsan Baskısı ve İklim Değişikliğinin Kesişiminde Bir Kıyı Denizi” sunumunda, körfezin sıcaklığı baskılamada önemli bir etken olduğunu ifade etti. Beşiktepe, “2023’ten başlayarak sıcaklık ciddi şekilde arttı, 2025’te normal artış eğilimine geldi, iklim araştırmacılarını çok korkuttu. 2024’te ciddi bir şey yaşadık. İzmir Körfezi’nde bunu nasıl gördük? 2024 yılı İzmir Körfezi’nde tarihsel olarak yaşadığımız en sıcak dönemdi. Körfez ısıyı tutarak daha güzel bir İzmir’de yaşatmayı başardı. Biz de ona biraz yardım edelim derim” diye konuştu.

“Körfez artık sadece kirlenmiyor, depo gibi kirleticileri tutuyor”

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, “İzmir Körfezi’nde Sediment Kaynaklı Kirlilik” başlığı altında yaptığı sunumda, “İzmir Körfezi artık kirlenen değil kirleticileri tutan ve riskli bir yapıya dönüşmüş durumdadır. Körfez yıllar içinde dinamik taşıma sisteminden çıkarak dev bir depo haline gelmiştir. Geçmişte taşınım baskınken günümüzde çökelim baskın ve sistem bir depo gibi çalışmaktadır diyebiliriz” dedi. Körfez kirliliğinde insan kaynağının aldığı role dikkat çeken Özkan, gerçekleştirilen analizlerden elde edilen teknik bilgileri de açıklamalarına ekledi. 

“Körfez hala ölmüş değil”

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden kıdemli araştırmacı ve deniz biyoloğu Dr. Alper Evcen ise “İzmir Körfezi’nde Kirletici Baskılar” başlığı altında önemli bilgiler verdi ve “Bir zamanlar körfez rüya gibiymiş. İnsanlar yüzüyor, kayıklar geçiyormuş. Körfezde denize girmek ne güzel bir hayal” dedi. Evcen ayrıca değerler üzerinden konuştu ve “Körfez yarı kapalı bir sistem. Baskılar var. Körfezde hayat ve nefes hala devam ediyor, ölmüş değil. Bu nefesi sürdürmek de bize ait” dedi.

“Kurbağa yok, balık yok ama su körfeze akıyor”

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu da, “Gediz Nehri Su Kalitesi ve İzmir Körfezi’ne Kirlilik Yükü” sunumunda Gediz Nehri’nin temiz olan suyunun mesafe kat ettikçe içilebilir özelliğini kaybettiğini belirtti Kurucu, “Gediz Nehri 400 kilometre üzerinde bir yol kat ediyor. Murat Dağı’ndan pırıl pırıl bir su çıkıyor. Manisa’ya gelindiğinde içilebilir özelliği kayboluyor. Murat Dağı’ndan çıkan su Menemen’de çok kirli oluyor. Burada balık yok, kurbağa yok ve bu su körfeze ulaşıyor” dedi. Kurucu ayrıca İZSU tarafından her ay araştırmalar yapıldığını ifade ederken, “Bunları çok disiplinli olarak değerlendirmeye ihtiyacımız var. Biz tarımda da disiplin diyoruz ama körfez kesinlikle çok detaylı incelenmeyi gerektiriyor” ifadelerini kullandı. 

“Körfeze her türlü girdinin azaltılması gerekiyor”

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü – Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ergün Taşkın da “İzmir Körfezi’nin Makroflorası, Ekolojik Kalite Durumu ve Aşırı Makroalg Çoğalması” sunumunda, İzmir Körfezi’nde yapılan ilk çalışmalara dair bilgiler verdi. Geçmiş değerlendirmelere ayrı parantez açmasının ardından konuşan Taşkın iç körfezde türlerde azalma görüldüğünü aktardı. Değişkenlerin ölçülmesinin önemine ilişkin açıklama yapan Taşkın, “Körfeze ciddi bir kirlilik girdisi var. Sıcaklık da artış gösterdiğinde deniz marulları daha çok görülmeye başlanıyor. Evsel, tarımsal, endüstriyel her türlü girdinin azaltılması, fosfat ve azotun kesilmesi gerekiyor” diye konuştu. 

Balık ölümleri ele alındı

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hilal Aydın ise “İzmir Körfezi’nde Dinoflagellat Kistlerinin Dağılımı” sunumunda, tarihi süreçlerde İzmir Körfezi’nde balık ölümlerine değindi. Kalıcı kistleri ayrıca ele alan Aydın, oksijen, sıcaklık gibi çevresel değişkenlerin de öneme vurgu yaptı. 

“Derelerden gelen bir yük var”

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Dr. Levent Yurga, İzmir Körfezi'nde Fitoplankton Tür Dağılımı konusunda sunum yaptı. İzmir Körfezi'nde canlı türlerinin arttığını ifade eden Yurga, “İzmir Körfezi'ne müsilaj salgılayan türlere yoğunlaştım. Bu türlerin sayısı 7 ama bunlar müsilaj oluşturmuyor. İzmir Körfezi'nde aslında bir riskimiz var, görürsek şaşırmayacağım. Daha önce imkansız diyordum. Derelerden gelen bir yük var. Bana göre bir numaralı çözüm, derelere akan kirliliğin azaltılması” dedi.

Balık ölümleri ticareti de etkiledi

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Ertan Dağlı, İzmir Körfezi'ndeki makroomurgasızlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Dağlı, nüfus arttıkça sıkıntıların tekrar gündeme geldiğini kaydetti. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu, İzmir Körfezi balıkçılığına genel bakış konulu sunum yaptı. 1982 yılında Güzelyalı – Bostanlı hattının içinde kalan, sonrasında ise İnciraltı – Bostanlı arasında kalan iç körfezde avlanmanın yasak olduğunu söyleyen Tosunoğlu, körfezde yaşanan balık ölümlerinin balık ticaretini de etkilediğini ifade etti. Tosunoğlu, sürdürülebilir balıkçılığa geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. 

“Bir plastik kapanı içindeyiz” 

Oturumda son olarak Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Ülgen Aytan,  “Körfezde görünmeyen tehlike: Mikroplastiklerin mikroalg dinamikleri üzerindeki olası etkileri” konusunda sunum yaptı. Plastik kirliliğinin en hızlı büyüyen tehdit olduğunu kaydeden Aytan, “İçimiz çok fazla senaryo ile dolu. Bir plastik kapanı içindeyiz. En çok maruz kalan biziz” diye konuştu. Aytan, “Her geçen gün körfezde mikroplastik çalışmaları artıyor. Yapabileceğimiz en önemli şey, mümkün olduğunca plastiği kaynağından azaltmak” dedi. 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Yörük Çalıştayı ve Şöleni başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yörük kültürünü yaşatmak, tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla 11-12 Nisan tarihleri arasında Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda Yörük Çalıştayı ve Şö...

Foça’da Festival Heyecanı: Başkan Saniye Bora Fıçı’dan Yerel Balık Vurgusu

Foça Belediyesi, sürdürülebilir deniz kültürünü yaşatmak ve yerel üretimi desteklemek amacıyla düzenlenen “Foça Yerel Balık Festivali”ne destek veriyor. Sürdürülebilir Yaşam Derneği (SUYA...


Başkan Demir ile Cemile Teyzenin Duygulandıran Buluşması Milyonlara Ulaştı

Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir ile pazarda tanıştığı Karakuyu köyünden olan Cemile teyzenin hikâyesi sosyal medyada büyük ilgi gördü. Duygu dolu anların yer aldığı video kısa sürede...

EGİAD Dış Ticaret Konseyi İlk Toplantısını Gerçekleştirdi

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırmak, yeni pazarlara açılım stratejilerini güçlendirmek ve ihracat ekosisteminde bilgi paylaşımını kurumsal...


Menemen’de 9 ayda 9 açılış!

Menemen Belediyesi, gerçekleştirdiği açılışlarla takdir toplamaya devam ediyor. Mayıs ayında Türkelli Kapalı Pazar Yeri’nin kurdela kesimiyle başlayan açılış serisinde toplam 9 tesis hizm...

İzmir Fashion Week büyük ilgiyle başladı

Moda dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olan İzmir Fashion Week 12. kez tüm hızıyla başladı.  24–25–26–27 Mart tarihlerinde moda severlerle buluşan İzmir Fashion Week, bu yıl da d...


Özgür Özel'den Urla ziyareti

Çeşme, Konak ve Bayraklı’yı ziyaret edecek olan Genel Başkan Özgür Özel Urla'ya özel bir program düzenleyecek.

Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması’na başvurular başladı

Buca’nın edebiyat dünyasındaki en köklü geleneklerinden biri olan Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması, bu yıl 26. kez gerçekleştirilecek. Buca’nın yetiştirdiği kıymetli kalemlerden, Dönemeç Der...


Karşıyaka’da otoparklar mercek altında

Karşıyaka Belediyesi, ilçe genelindeki binalarda otoparkların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını belirlemek için kapsamlı denetimler başlattı. İmar ve Şehircilik ile Yapı Kontrol M...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Mert Yazıcıoğlu aşkını ilk kez açıkladı!

Oyuncu Mert Yazıcıoğlu, “Satıcının Ölümü” galasında Zeynep Artukmaç ile ilişkisini ilk kez doğruladı. Bayramda birlikte görüntülenen çiftin aşkı resmiyet kazandı. “Kuruluş Orhan” dizisini...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Ani ağrıya dikkat: Böbrek taşı her 10 kişiden 1'inde görülüyor!

Böbrek taşlarının en sık 20-50 yaş arası erişkinlerde görüldüğünü işaret eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, “Eskiden her 3 erkek hastaya karşılık yaklaşık 1 kadın böbrek taşı şikayeti yaşarken, günümüzde bu fark kapandı ve oran 2’ye 1 seviyesine kadar geriledi. Dolayısıyla, kadınlarda böbrek taşı görülme oranı geçmişe göre arttı” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR