Stres doğurganlığı nasıl etkiliyor?
Kısırlığın birçok nedeni var ancak göz ardı edilmemesi gereken faktörlerden biri de strestir. Çünkü bu durum, doğurganlığa sanıldığından çok daha fazla zarar verebilir.
Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği’nin (TÜBİD) 4. Kongresi Kıbrıs’ta gerçekleştirildi. Kongrede hızla artan kısırlık sorunu masaya yatırılırken, tüp bebek ve infertilite alanındaki son gelişmeler de ele alındı.

Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) 2. Başkanı Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu, düzenlenen basın toplantısında evlilik yaşının ötelenmesinin ve stresin doğurganlığa etkilerine değindi. Yumurtalık fonksiyonlarını bozan yumurtalık fibrozuna dikkat çekerek, embriyoya dokunmadan down sendromu, Turner sendromu gibi hastalıkların tespitini sağlayacak yeni genetik testi anlattı… İşte Prof. Dr. Zeyneloğlu’nun açıklamaları:
Kimler risk altında?
Kronik stres, uzun çalışma saatleri, yıpratıcı koşullar ve hatta ters çalışma saatleri (hemşirelerde, polislerde, askerlerde ve fabrika işçilerinde gördüğümüz vardiyalı yoğun çalışma saatleri) uyku düzeni bozukluğuna yol açıp, strese neden oluyor. Üzerine ev işleri de eklenince özellikle kadının kendine ayıracak düşünecek bir vakti bile kalmıyor.

Menopozu 3 yıl öne çekiyor
Kronik stres yumurtalıkları da olumsuz etkiliyor. Menopozu 3 yıl öne çekiyor. Bu yüzden üreme fonksiyonlarındaki bozukluklar da 10 yıl önce başlıyor. Yani kadının annesi 50 yaşında menopoza girdiyse, kadın 46-47 yaşında menopoza girecekse üreme fonksiyonları bozukluğu normalde 36’da olması gerekirken, 31’e iniyor. Kimyasallı gıdalar da bunu tetikliyor.

Kendiliğinden gebelik de oluşabiliyor
Yönetmelikte psikolog, psikiyatri desteği zorunlu değil ama tavsiye ediyoruz. Hastaların ruh halini anlamamız gerekiyor. Stresi azalttığımız zaman hastaların kendiliğinden gebeliği bile oluşabiliyor.
Kariyerle birlikte ‘çocuk’ düşünün
Türkiye’de kariyer isteğiyle birlikte kadınların evlilik yaşı gecikiyor. Yani 30’u geçmek üzere… Çocuk sahibi olma yaşı da bu yüzden ortalama 28-29’lara yükseldi. Önce kariyer sonra evlilik ardından çocuk planları yapılıyor ama çocuk olmayınca çiftlerde ciddi bir stres oluşuyor.

Yumurtalıklarda betonlaşma riski!
Yıllardır biz hekimlerde ‘yumurtayı daha iyi nasıl yaparız’ düşüncesi hakimdi. Çalışmalar yapılıyordu ama 2022’de Science’ta yayınlanan bir çalışmada esas en büyük sorunun, yumurtalığın dokusunun giderek küçülten ve betonlaşmasına yol açan fibrozis olduğunu gördük.
Fibrozis’in farkındaydık ama anlamını bilmiyorduk. Yumurta sayısı hızla düşen genç ya da yaşı ileri olan hastalarda onların hacimleri daha ufak olduğu için fibrozis daha göze batar. Bu yumurtaları uyandırmak için etrafındaki betonun çözülmesi için oraya uyandırıcı proteinlerin gelmesi fibrozisin kırılması lazım.
Uyuyan yumurta uyandırılacak
Fibrozisi çözmek için çalışmalar yapılmaya başladı. Yeni yöntemler ve ilaçlar hiç yumurtası gelişmeyen hastalarda yumurtaları uyandırmak ya da düşük yumurta rezervi olan kişilerde uygulanabilecek. Bu durumda PRP ve eksozom (kişinin kendisinden alınan eksozomun kullanılması gerekir) tedavilerinin kanlanmayı artırarak fibriozisi azaltabildiğini söyleyebiliriz.
Embriyoya dokunmadan Down sendromu tespit edilebilecek
Genetiğin sağlam olduğunu ispatlamak için embriyolara biyopsi yapılıyor. Bu işlemi yaparken, embriyologlar embriyodan hücre alıyor. Ancak bu işlem artık embriyoya biyopsi yapmadan, dokunmadan gerçekleşecek.Yani embriyonun içinde yüzdüğü sıvıdan örnek alınacak. Çünkü embriyo içinde bulunduğu sıvıya da DNA’sını bırakır. Bu çok önemli bir gelişme. Başarı oranı yüzde 90-95’lerde. Dolayısıyla Down sendromu, Turner ve Edwards sendromları daha kolay tespit edilecek. Bu teknoloji yakında Türkiye’de de kullanılmaya başlayacak.

KISIRLIK
Çiftler gerekirse destek almalı
Araştırmalar kronik stresin üreme sağlığına olumsuz etkilerini ortaya koyuyor. Örneğin ‘kronik hiç fark edilmeyen stres’ diye bir model geliştirilmiş. Bu fare deneylerinde görülmüş. Stres çekmeyen laboratuvar koşullarındaki farelere göre kronik stres oluşturmak için ışıkları bozulmuş, yiyeceklerinin tadı, saati değiştirilmiş. Hayvan sürekli stres çekmiş. Sonuçta çevresel koşullar altında strese giren fareler daha çabuk yaşlanmış.
Dolayısıyla hastalarımız bize başvurdukları zaman hallerinden anlayıp, kendilerine psikolog, psikiyatrist desteği öneriyoruz. Çünkü stresi minimalize edecek yöntemlerin geliştirilmesi özellikle kadının doğurganlığını temel olarak korur.
İşte somut bir örnek
2011 yılında Başkent Üniversitesi’nde yapılan çalışmaya 30’a yakın hastam katıldı. FSH’ları 27 olmuş, iki üç tüp başarısızlığı yaşayan zor hastalardı bunlar… Onlara yuvarlak masa toplantıları yapıldı ve hepsine nefes egzersizleri öğretildi. Tüm çiftler için tüp bebek tedavsine başlarken, yumurta toplanacağı gün kanları alındı. Psikolojik destek alan grupta stres seviyeleri düşük, almayan grupta yüksek çıktı. Bu hastalarımızda gebelik oranı 3 katından daha fazla yükseldi. Bunların hepsi zor hastalardı. Bu çok önemli bir nokta.
sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...
Araştırma: Kahvaltı saati yaşam süresini etkiliyor
ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle yapılan kapsamlı bir araştırma, ilk ile son öğün saatlerinin yaşam süresi ve kalp damar sağlığı ile doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya ...
'Mucizevi bir besin ve karışım yok'
Doç. Dr. Çağlar Özmen, halk arasında kalp damarlarını açtığı ve tansiyon ile kolesterolü düşürdüğüne inanılan sirke, sarımsak özü, limonlu su ve çörek otu gibi besinlerin ilaç yerine kull...
'Rafine karbonhidrat ve şeker tüketimine' dikkat!
Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt sağlığı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, “Rafine karbonhidratların aşırı tüketimi kan şeker...
Aralıklı orucun faydaları abartılıyor mu?
Popülaritesi hızla artan aralıklı orucun sağlık üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmalar, insanlardan alınan veriler ile hayvan deneyleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu ortaya ...
Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı
İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece et...
'Biraz daha büyüsün' demeyin
Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmem...
Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı
Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmi...
Uzmanından miyofasyal ağrı sendromu uyarısı
Halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasyal ağrı sendromunun stres, duruş bozukluğu ve klima kullanımına bağlı kas spazmlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Fiziksel Tıp ve Rehabi...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Nebahat Çehre ile Meryem Uzerli buluştu
Bir döneme damga vuran 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinde birlikte rol alan Nebahat Çehre ve Meryem Uzerli, uzun bir aranın ardından yeniden bir araya geldi. İki ünlü oyuncunun sosyal medyada pa...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.